Pişirilmiş ördek nasıl uçabilir?
Vatandaş o gün, ailesine ziyafet vermek için, ördeklerinden birini keser, temizler, içini pilav doldurduktan sonra, tepsiye koyup mahallenin fırınına götürür ve pişirilmesi için fırıncıya teslim eder. Fırıncı da ördeğin sahibine, akşama doğru gelip pişirilmiş ördeğini almasını söyler.
Fırıncı ördeği pişirdikten sonra kenara koyar. O esnada oradan geçen şehrin kadısı, ördeğin iştah kabartan kokusunu alır ve fırıncıya gelerek, kızarmış ördeği kendisine vermesini ister.
Fırıncı her ne kadar ördeğin sahibi var dese de, kadı ısrar edince, şehrin o dönemdeki hem savcısı ve hem de hâkimi olan, adaletin kılıcı kadıya karşı gelemez ve adamın nar gibi kızarmış ördeğini kadıya verir.
Akşama doğru ördeğin sahibi gelir ve fırıncıdan pişirilmiş ördeğini ister. Fırıncı ördeği kadıya verdiği için adama yalan söylemek zorunda kalıp, “senin ördeğin uçtu ”der!
Ördeğin sahibi “kesilmiş ve pişmiş ördek nasıl uçar” deyip, fırıncıyla tartışmaya ve kavga etmeye başlar. O esnada oradan geçmekte olan gayrimüslim bir vatandaş, ayırmak amacıyla, fırıncıyla ördek sahibinin arasına girer. Ördeğin sahibi fırıncıya tokat atmak isterken, parmağı araya girmiş olan, gayrimüslim vatandaşın gözüne gelir ve gayrimüslim vatandaşın gözünü çıkarır.
Ördeğin sahibi, adamın gözünü çıkarınca, korkup kaçmaya başlasa da, fırıncıyla gözü çıkmış gayrimüslim vatandaş onu kovalarlar. Ördeğin sahibi kaçarken, önüne çıkan bir duvardan atlarken, duvarın arkasında çamaşır asmakta olan hamile bir kadına çarpar ve kadının düşük yapmasına sebep olur.
Kadının feryadına yetişen kocası, fırıncı ve gayrimüslim vatandaşla birlikte ördeğin sahibini kovalarlar. Çarşıda yaşanan bu kargaşayı gören zaptiyeler, ördeğin sahibi, fırıncıyı, gayrimüslim vatandaşı ve düşük yapan kadının kocasını, adaletin uygulayıcısı kadının huzuruna çıkarırlar.
Kadı fırıncıyı tanıdığından önce ona meselenin ne olduğunu sorar. Fırıncı, yanındaki adamın, kesilmiş ve temizlenmiş ördeğini pişirilmesi için kendisine getirdiğini ve fakat ördeği uçtuğu için........
