Diyarbakır’da Futbolun Kötü Gecesi
Amedspor için sezonun en kritik virajlarından biri olarak görülen Sakaryaspor karşılaşması, ne yazık ki futbolun güzellikleriyle değil; saha içi gerilim, tribünlerdeki suskunluk ve gece yarısı gelen ayrılık kararıyla şok etkisi yarattı.
Muhteşem Taraftarın Sessizliği Üzücü
Haftalardır “madde atmayın, attırmayın” çağrıları yapıldı. Sporcular, yöneticiler, hatta bazı milletvekilleri taraftara sağduyu mesajı vermişti. Tabi ki dün gece Diyarbakır’daki 33 bin kişi kapasiteli stadyumun atmosferiyle kırılması beklenen “desibel rekorları” ise tam bir fiyasko oldu.
Tribünlerin tamamı doluydu ama ses yetersizdi. Sahaya yansıyan o yetersiz sessizlik tablosu ise bambaşkaydı. Coşku vardı ama süreklilik yoktu. Destek vardı ama rakibe baskı yoktu.
Taraftar, takımların en büyük gücüdür. Özellikle Şampiyonluk yolunda yürüyen bir takım için iç saha atmosferi çok ama çok önemlidir. İç sahada taraftarın tribünlerden takımına vereceği destek ve sahaya yansıtacağı çoşkunun sürekliliğiyle rakibi baskı altına alması maçın seyrini değiştirebilecek unsurlardan biridir.
Taraftar dün akşam o muhteşem ses gücünü yeterince kullanmadı. Bazı taraftarlar sadece maçı izlemekle kaldı. Oysa bu takım, özellikle böyle kırılma anlarında tribünün itici gücüne her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğu bir gündü.
Bununla birlikte, tüm çağrılara rağmen yine sahaya yabancı madde atılması ve kötü tezahüratların duyulması, olası cezaların........
