menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devletlerin Otoimmün Hastalığı

10 4
19.01.2026

Tıp literatürü onu en sinsi vakalardan biri olarak kaydeder: Vekâleten Hastalık (Münchausen by Proxy).

Bir ebeveynin, çocuğunu gizlice hasta edip sonra onu iyileştirmek için hastane koridorlarında “kahraman kurtarıcı” rolüne soyunmasıdır bu. Çocuk zehirlenirken, ebeveyn toplumun takdirini ve çocuğun mutlak bağımlılığını kazanır. Bu, sevgi maskesi takmış bir cinayet teşebbüsüdür.

Bugün modern siyaset, tam olarak bu patolojik odanın içinde nefes alıyor.

İktidarlar, bir ebeveyn titizliğiyle toplumu sürekli bir “tehdit ve kriz” sarmalında, yani yoğun bakım yatağında tutuyor. Kendi vazgeçilmezliğini ise bu suni hastalıkları “tedavi eder gibi yaparak” pekiştiriyor. Burada kutsanan şey krizin çözümü değil; kriz anında şırıngayı elinde tutan elin kudretidir. Şifanın kendisi değil, ilacı veren elin imgesi kutsallaştırılır.

Bu düzende “dış güçler”, “beka sorunu” ya da “iç mihraklar” birer siyasi argüman değil; toplumun damarına düzenli dozlarla enjekte edilen zehirlerdir. Toplum ne kadar korkarsa, şifayı o kadar otoritenin gözlerinde arar.

Bir liderin hayali bir düşmanı ilan edip sonra onu “alt etmesi”, Münchausen sendromundaki ebeveynin çocuğun ateşini gizlice yükseltip sonra alnına ıslak bez koymasına benzer.

İyileşme hiçbir zaman tam gerçekleşmez;........

© Tigris Haber