Tamir Etmenin Sessiz Vedası
Geçen gün çekmecenin derinliklerinde, artık çalışmayan ama bir türlü atmaya kıyamadığım eski bir kurmalı saat buldum. Şöyle bir salladım, kulağıma dayadım; tık yok. Eskiden olsa bu saati koltuğumun altına alır, mahallenin o dar sokağındaki, dükkânı saatler kadar küçük tamirciye götürürdüm. Şimdi ise ilk düşüncem şu oldu: "Yenisini almak, tamir ettirmekten daha ucuza gelir."
İşte modern çağın en büyük illüzyonu tam burada başlıyor. Bir şeyi "yenilemek" ile "iyileştirmek" arasındaki o ince çizgiyi hızla geçip gidiyoruz.
"At-Kurtul" Çağına Hoş Geldiniz
Artık hiçbir şey ömürlük değil. Beyaz eşyalardan telefonlara, ayakkabılardan mobilyalara kadar her şey, belirli bir süre sonra pes etmek üzere tasarlanmış gibi. Bu duruma uzmanlar "planlı eskitme" diyor ama ben buna "anılardan........
