Gürültü Çağında Sessiz İnsanların Kayboluşu
Eskiden sessizlik bir eksiklikti. Bugün ise lüks haline geldi.
Sabah gözümüzü açar açmaz birileri konuşuyor. Telefon konuşuyor, ekran konuşuyor, bildirim konuşuyor, reklam konuşuyor. Gün bitiyor ama ses bitmiyor. İlginç olan şu ki; hiç olmadığı kadar çok konuştuğumuz bir çağda yaşıyoruz ama birbirimizi belki de hiç olmadığı kadar az dinliyoruz.
Sessizlik artık sadece sesin yokluğu değil. Düşünmenin başladığı yer.
Bir insanın kendi fikrini oluşturabilmesi için önce kendi sesini duyması gerekir. Fakat günümüz düzeni bize bunu pek tanımıyor. Her konuda hazır yorumlar var. Hazır öfkeler, hazır kahkahalar, hazır taraflar… Bir olay yaşanıyor; insanlar ne düşüneceğine karar vermeden önce, başkalarının ne düşündüğüne bakıyor. Sonra aynı cümleler, farklı ağızlardan tekrar ediliyor.
Bu yüzden artık fikirler değil, yankılar........
