menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yanlışın taçlandığı yer: Kuşatılmış zihnin ters dansı

20 0
23.08.2025

Hiçbir insan başka bir insanı suçlayamaz; çünkü yanlışın yükünü hepimiz omuzlarımızda taşırız.

GİRİŞ

İnsanın zihni, hakikati unuttuğunda en büyük oyunu başlar: yanlış olanı doğruymuş gibi yaşamak. Bugün dünya, işte böyle bir yanılgının üzerine kurulmuştur. Para, sınırlar, sahiplenme ve hiyerarşi… Hepsi, yaşamın doğal akışına aykırıdır; ama bizler bunları “tek gerçek” kabul eder hale geldik.

Oysa unutmamak gerekir: hiçbir canlı yaşamı için para ödemez; hiçbir canlı toprağa sınır çizmez. Yanlış olanın meşrulaştırılması, sadece dış dünyamızda değil, zihnimizin içinde ters işleyen bir düzen yaratmıştır. Bu deneme, işte o tersliğin üzerine tutulmuş bir ışıktır: suçlayarak değil, fark ederek; yıkmak için değil, yeniden görmek için.

Yanlışın Normalleşmesi

Sekiz milyar insan, anormal olanı normalmiş gibi yaşıyor. Zihinler, ters giden şeyleri sadece kabullenmekle kalmıyor; onları kutsal bir gerçeklik gibi içselleştiriyor. Yanlış, kanıksandıkça doğru kılığında dolaşıyor. Doğanın saflığı hâlâ parıldıyor, ama bizler gölgelerin karanlığında yürümeyi seçiyoruz.

Paranın Büyüsü ve Absürtlüğü

İhtiyaçlarımızı gidermek için paraya inanıyoruz, oysa hiçbir canlı yaşamını sürdürmek için para harcamaz. Ağaç suyu toprağın bağrından çeker, kuş gökyüzünü bedelsizce sahiplenir. Gezegenin hammaddesi zaten kendisindedir; taş, toprak, maden, su—hepsi özgürdür.

Öyleyse soralım: Bu özgür zenginlikleri ilk satın alan kimdi? Ve daha da garibi, ona ilk satan kim oldu? Mars’a ya da Jüpiter’e ilk adım atan bir insan hangi dükkâna uğrayacak, hangi satıcıdan ne alacaktır? Cevap yoktur, çünkü düzenin kendisi absürttür.

Ortak Değerin Gasbı

Yeraltı ve yerüstü kaynakları, bu gezegenin bütün canlılarının ortak mirasıdır. Hiçbir ulus, hiçbir kimlik, hiçbir ideoloji, bu zenginliği kendi mührüyle damgalayamaz. Ama öyle oldu: sahiplenildi, bölündü, satıldı. Ortak olan, özelin dar kafesine kapatıldı. Ve en büyük hile burada gerçekleşti: gaspın kendisi “meşru düzen” olarak yüceltildi.

Sınırların Absürtlüğü

Sınırlar… Dünyanın damarlarını kesen ince bıçak izleri. Haritalar üzerinde çekilen yapay çizgiler. İnsana “buradan öteye gidemezsin” diyen görünmez zincirler. Oysa her insan, her canlı bu........

© Tigris Haber