menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TOPRAK VE İNSAN

15 13
10.08.2025

Varlığın İki Kuşatıcı Zekâsı

Toprak ve insan, varoluşun iki kuşatıcı zekâsı olarak birbirini tamamlayan, birbirini üreten ve birbirinden anlam çıkaran iki sahnedir. Bu çalışma, insanı yalnızca bir özne, toprağı yalnızca bir nesne olarak görmeyi aşmak; her ikisini de aynı süreçlerin farklı oluşum ve biçimleri olarak okumaktır.

Oluşum, zamanın içinde kendini tekrar eden, biçim değiştiren ama sürekliliğini koruyan bir süreçtir. Toprakta, atomların ve minerallerin uzun süreli birlikleriyle başlayan fizikokimyasal bir tarihtir bu; insanda ise genlerin, bilginin ve kültürün katmanlarıyla örülen bir tarih.

Üretim ise oluşumu şuurlu kılan, onu değere dönüştüren eylemdir: toprağın üretimi, bitkiye, biyokütleye, besine; insanın üretimi ise an’ı yaşamaya, fark etmeye, paylaşmaya, bireysel ve toplumsal eylemlere dönüşür. Bu iki süreç birbiriyle çakıştığında yeni yaşam formları, yeni sosyal biçimler ve yeni anlam dünyaları filizlenir.

Oluşum doğal ve uzun erimlidir; üretim ise niyet, araç ve amaçlar içerir. İnsan, üretim kapasitesiyle oluşuma müdahale ettiğinde toprağın kendi tarihine yeni katmanlar ekler; toprağın verimliliği ise insan topluluklarının örgütlenme biçimini belirler.

Toprağın oluşumu ve insanın varlığı ayrı ayrı ele alınamaz; ikisi birlikte ekolojik-tarihsel bir armoni oluşturur. Toprak, tüm canlı unsurların, iklimin, jeolojinin ve zamanın birikimidir; insan ise bu birikim içinde hem ürer hem de üretir.

Tarım, yerleşik hayat, şehirler, dil ve toplum yapıları — bunların hepsi toprakla kurulan ilişkinin dışavurumlarıdır. Toprak sadece bir kaynak değil; aynı zamanda toplumsal örgütlenmenin, kültürel anlatıların ve etik normların kader ortağıdır.

Aynı toprak farklı pratiklerle farklı toplumlar üretir; aynı insan grupları ise........

© Tigris Haber