menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SİYASETİN ÖZÜ İNSANIN DERİNLİĞİ

14 1
02.08.2025

Siyaset, Kendine Dönmüş İnsanla Başlar

Siyaset bir eylem değildir yalnızca. Bir hâl, bir derinlik, bir frekanstır. Bu yüzden de kim olduğumuz, neyi savunduğumuzdan çok daha belirleyicidir.

Bugün dünyanın dört bir yanında sayısız siyasi yapı, örgüt, parti ya da hareket var. Ama çok azı “nasıl bir insanla iş yaptığını” gerçekten sorguluyor. Oysa mesele, hangi hedefe yürüdüğümüz değil; o hedefe yürürken kim olduğumuzdur. Çünkü yürüyen ayak değil, taşıyan ruhtur. Toplumsal dönüşümden bahsediyoruz, ama bireyin dönüşümünü yok sayıyoruz. Oysa siyaset, bireyin içsel enerjisinden doğan bir titreşimdir. Kendine dönmeyen insan; kendi özüyle bağ kurmamış, kendi karanlığıyla yüzleşmemiş, kendinde yaşamı yaşatmamış bir insan, siyaset yapamaz. Yapsa da o siyaset, içi boş sloganlara, manipülatif ilişkilere ve çatışmayı sürekli yeniden üreten döngülere dönüşür.

Yanlış İnsanın Elinde Doğru Fikir Bile Enkaza Dönüşür

Bir düşünce ne kadar asil olursa olsun, onu taşıyan eller kirliyse çamura bulanır. Bugün birçok siyasi hareket, fikirlerin saflığına sığınıyor ama o fikirleri taşıyan insanların içsel karmaşasını görmezden geliyor. Bu yüzden her devrim, kendi içinde kendini çökertiyor. Çünkü sorun fikirde değil, fikri taşıyan bedende, ruhta, niyette. İdeolojiler, dinler, sistemler… Tüm bunlar birer araçtır. Ama bu araçlar problemli bir bilinçle kullanıldığında, dönüştürücü olmaktan çıkar; tahakküm üretmeye başlar. Ve işte o zaman, kurtuluş adıyla kölelik inşa edilir. Özgürlük adıyla yeni zincirler örülür. Adalet adıyla cehalet kutsanır. Bu enkazın temelinde, kendini tanımadan yola çıkan bireyin kırık bilinci vardır.

Her Dönüşüm, Bir İnsanla Başlar

Bir devrimi başlatmak için bir örgüt değil, bir insan yeterlidir. Ama o insan, kendine dönmüş olmalıdır. Çünkü........

© Tigris Haber