menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÖRGÜTLÜLÜK: BOZULMUŞ İNSANIN GEÇİCİ YAMASI

11 1
17.07.2025

Bir Aradalığın Zorunluluğu

Örgütlülük, kendi olmaktan çıkmış insanı bir arada tutmanın kurumsallaşmış biçimidir. İşlevi, insanın öz bütünlüğünü yeniden inşa etmek değil; dağılmışlığı geçici olarak hizaya sokmaktır. Bu yüzden, derinliğinde hiçbir hakiki çözüm barındırmaz. Sadece bozulmuş olanı bir arada tutar. Onu da büyük bir enerjiyle, yoğun bir eforla, sürekli bir kontrolle yapar.

Görseydi İhtiyaç Duymazdı… Gerçek Örgütlülükten Kopuşun Ardındaki Yapay Arayış

İnsan, doğanın kalbinde örgütlü bir varlıktı. Ne bir yasa koyucuya ne bir otoriteye ihtiyacı vardı. Çünkü hayat, kendi iç ritmini sunuyordu ona. Kuşların göç düzeni, arıların petek örgüsü, suyun döngüsü, toprağın verişi… Hepsi aynı dili konuşuyordu: Sahici bir düzenin sessiz bilgeliği. İnsan da bu örgütlülüğün bir parçasıydı. Bütünlük, onun doğasında mevcuttu. Ancak bir şey oldu. Ve insan bu bütünlüğü kaybetti. Doğal örgütlülüğü unuttu. Koptu. Görmeyi bıraktı. Kendi içindeki doğal aklı, kadim sezgiyi susturdu. Dışsal olanın peşine düştü. Bu kopuşla birlikte insanın içinde bir boşluk doğdu. O boşluk, gerçek örgütlülüğün hatırlanmadığı yerde yapay yapılarla doldurulmaya çalışıldı.

Yapay Örgütlenme: Kaybın Taklidi

İnsanın kurduğu yapay örgütlenmeler —devletler, kurumlar, ideolojiler, cemaatler— hep aynı boşluğa hitap etti: Kaybedilen doğal birlikteliğin yerine geçen birer “yama” oldular.

Bu yapılar düzen sundu, aidiyet sundu, güven sundu. Ama sundukları şey, gerçek bir bütünlük değildi. Çünkü bu birliktelikler, ayrılıktan doğmuştu. Birleşmek için önce bölmüş, birlik olmak için önce sınır koymuşlardı. İnsan, görseydi… Bütünlüğü yeniden hissedebilseydi… Yapay olana ihtiyaç duymazdı. Ama o gerçek örgütlülüğü görmedi. Gözleri, yasanın ötesindeki düzeni seçemedi. Çünkü bakmakla görmek aynı değildi. O sadece eksikliğini hissetti, ama bu eksikliğin ne olduğunu bilemedi. Bu yüzden, bulduğu her yapıya sarıldı. Her örgüte bir aidiyet umudu yükledi. Her topluluğu bir kurtuluş gibi gördü.

Görme Yetisinin Kaybı

İnsanın en büyük kaybı, doğayla olan bağının........

© Tigris Haber