menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAK: İNSANLIĞIN ÇIKMAZI VE ÖZGÜRLÜĞÜN MÜMKÜNLÜĞÜ

29 12
yesterday

İnsan Ve Doğanın Başlangıç Düzeni

İnsanlık, varoluşunun büyük bir kısmında doğanın akışı içinde var olmuştur; bu akış ne tamamen düz, ne tamamen kaotikti. Doğa, kendi içinde hem düzeni hem de düzensizliği barındırır; ancak bu karmaşa, insanın ortaya çıkışıyla birlikte daha sancılı ve problemli hâle geldi. İnsan, toplumsal yaşamı, bilinci ve kültürel yapı ile birlikte dünyaya bir sapma getirdi; bir yön değişikliği, bir bozulma başlattı ve bu sapma zamanla büyüyerek günümüze taşındı.

Bir gün bir padişah yolun ortasına kocaman bir taş koyar. İnsanların bu taşa yaklaşımını gözlemlemek ister. Önce vezir gelir; taşı inceler, çözüm için bir kadro oluşturulması gerektiğini söyler ve planlar yapar. Komutan gelir; taşın cezai yollarla çözülmesini önerir. Şair gelir; taş üzerine şiirler yazar, romantik bir bakış sunar. Fakat taşı kaldırmak kimsenin aklına gelmez. Ta ki köylü bir insan gelip taşı görünceye kadar. Köylü, düşünmeden taşın altına elini koyar, taşın yolunu açar ve fark eder ki taşın altında bir küfe altın da vardır: “Kim ki elini taşın altına koyar ve bunu ortadan kaldırırsa, bu küfe altın onundur.”

Bu hikaye, insanlık tarihinin metaforik bir........

© Tigris Haber