BİLGENİN BİLGELİĞİNİ AŞMAK: KALIPLARIN ÖTESİNDE BİR VAROLUŞ DENEMESİ
Giriş: Bilgenin Bilgeliğini Aşmak
Bilge’nin bilgeliğini aşmak, insanlık tarihinin en önemli ekollerinden birine sorgulayıcı ve inceleyici bir alan açmaktır. Bilgelik, sorgulanmayan en temel alanlardan biridir; eğer bu tür “bilgelikler” hakikati eksiksiz ifade etseydi, bu sorgulama ihtiyacı ortaya çıkmazdı—tıpkı havayı ya da güneşi sorgulayamayacağınız gibi. İnceleme, çok yönlü bir açıklık yaratacaktır.
İnsanlık tarihi boyunca bilge, yüceltilmiş bir figür oldu. Bilgelik, erişilmesi gereken nihai bir mertebe, bilgili olmanın yanı sıra bir “üstünlük” olarak anlatıldı. Ancak bilgenin bilgeliği, kendisi bile bir yapıdır; sınırlarla, kalıplarla, hiyerarşilerle örülüdür. Bu deneme, bilgenin bilgeliğini aşmanın imkânsız gibi görünen yolunu sorgulayıp incelemektedir: Bilgelik diye bildiğimiz yapıyı, tüm kimlikleri, tüm inanışları, tüm sistemleri geride bırakmak; ve o ötesinde, biçimsiz, tanımsız, özgür bir varoluşu keşfetmek.
Yüceltilenin Çözülüşü.
Bilge. Zihnin en görkemli tahtına oturtulmuş bir figür. Sessizliğiyle kutsanmış, sözleriyle yasalaşmış, duruşuyla yön vermiştir. Onun varlığı hep yukarıda tahayyül edildi: Ulaşılmaz, ama erişilmek istenen. Bir zirve. Bir ideal. Bir doruk noktası. Ve insan, yüzyıllar boyunca bu doruğu hedef bellemiştir. Doğuda bir keşiş olmuş, Batıda bir filozof. Orta Doğuda bir arif. Kuzeyde bir şaman. Ama nerede olursa olsun, o bilge hep aynı temel işlevi görmüştür: Yol göstermek. Fakat burada durmalıyız. Durmalı ve sormalıyız: Nereye? Kime? Neye göre? Çünkü “gösterilen yol”, bir yön içerir. Ve yön, kaçınılmaz olarak bir doğrultuya dayanır. Doğrultu, ölçü gerektirir. Ölçü ise zihnin kurgusudur. Öyleyse bilgenin işaret ettiği “yol” da, nihayetinde bir kurgudur. O hâlde bilge, hakikati mi gösterir? Yoksa yalnızca zihnin oluşturduğu bir güvenli biçimi mi sürdürür?
Bilgelik, egonun aşılması gibi görünür, ama en derin tuzağı da budur aslında. Çünkü “Ben egoyu aştım” demek, yeni bir ego yaratmaktır; daha görünmez, daha incelmiş, daha alçakgönüllü görünen bir üstünlük. Sessizlik bile üstünlük haline dönüşebilir; içselleştirilmiş bir gözetim aracına dönüşen bilgelik, özgürlüğü kısıtlar. Bu nedenle bilgelik, gölgesiyle birlikte var olur. Gerçek özgürlük ise bilgelik maskesini indirip, tanımsızlığa........
© Tigris Haber
