KENDİNDEN MEMNUN OLMAMA HALİ VEYA “TANRIM BENİ BAŞTAN YARAT!”
KENDİNDEN MEMNUN OLMAMA HALİ VEYA
“TANRIM BENİ BAŞTAN YARAT!”
Ayşe İlker
Ortaokul çağlarının başındaydık; plaklar çalınıyordu sinema hoparlörlerinden ve küçük çarşıya, yollara, asfalta yayılıyordu sözler: Tanrım beni baştan yarat! Bu bir şarkının nakaratıydı ve genel ağdan bulduğum kadarıyla sözleri şöyleydi: Gülmeyecek bu yüzü/Neden verdin bana ya rab? Ya birazcık neşe ver/Ya beni baştan yarat! Baştan yarat ellerimi/Baştan yarat gözlerimi/Baştan yaz şu kaderimi/Tanrım beni baştan yarat! Şarkının sözleri benzer şekilde devam ediyordu. O zaman bu şarkıyı Gönül Yazar söylemiş ve besteyi son derece hissederek icra ettiği için hemen liste başı olmuştu. Biz, 1971-72’de bu şarkıyı dinlerken öznenin neden yeni baştan yaratılmak istediğini çok kavrayamıyorduk ama yakarıştaki samimiyetten etkileniyorduk. Aradan yıllar geçti. Arabeskin kralları, sultanları onlarca şarkıyı yaydılar gençlere, sevenlere, ayrılanlara, aşk derdiyle hoş olanlara. Zaman arabeskin bile kendine has bir tadı olduğunu gösterdi uydurma ve kalitesiz besteler ortaya çıkınca.
Şimdi bu şarkıyı hatırlayanlar var mı bilemem ama bildiğim bir şey var: Özellikle kadınlar bu son yirmi yılda yeniden yaratılmak ister gibi kendilerini değiştirmek istiyorlar. Kendilerinde beğenmedikleri yerlerini, organlarını, boy-boslarını, burun, ağız, dudak, çene, alın. Özellikle yüze dair ne varsa… Değişmek ve değiştirmek istiyorlar. Bu bir kendinden memnun olmama hali. Aynaya baktığında başka bir hayali görme arzusu.
Hangi televizyon kanalı olursa olsun, haberlerde, dizilerde, tartışma programlarında ekrana çıkan hemen her kadının yüzünde cerrahi bir operasyon var. Botoks, dolgu, tıbbi bir işlem. Ama bu işlem güzellik merkezlerinde dudakları, yanakları, çeneyi, alnı, göz kapaklarını değiştirmek için yapılıyor. Ve ortaya neredeyse hilkat garibesi diyebileceğimiz yüzler çıkıyor. Orantısı........
