Bakıma muhtaç insanlara dışkı yedirdiler ve kimsenin umrunda olmadı!
Geçen hafta ‘Kürt medyası’nda bir haber yayımlandı.
O habere geçmeden neden ‘Kürt medyası’ dediğimi, neden bir ayrım belirtme ihtiyacı duyduğumu açıklamak isterim; çünkü ‘Batı medyası’, önemli ölçüde, devletin de arzusuna uygun olarak Kürt meslektaşlarla arasına öyle bir görünmez duvar ördü, onları kriminalize etti, yaptıkları işi gazetecilik -karar hakkı bizdeymiş gibi- saymadı ki, orada haber olan konuları neredeyse duymuyor, görmüyoruz. Adeta farklı gezegenlerdeyiz!
İşte bu duruma en iyi örneklerden birine de geçen hafta denk geldik.
Yeni Özgür Politika’den Miheme Porgebol’un yaptığı haber normalde bir ülkenin topyekûn donması ve başka şey düşünememesine neden olacak cinstendi.
Fakat bunun olabilmesi için önce yaşanan bu korkunç mağduriyet ve suçla örülü olaylar zincirinin gündem olması gerekirdi.
Önce haberi paylaşayım, sonra işin bu kısmına da yeniden geleceğiz!
Olaylar Özel Batman Şifa Merkezi’nde yaşanıyor.
Bakıma muhtaç, fiziksel veya zihinsel engellilerin maaşı ve devletten bu iş için alınan ödeneklerle dönen bu bakım evinde yaşananlar bir korku filmine bile fazla gelir. Medeni ve gelişmiş bir ülkede kolay kolay olmaz ama hadi oldu diyelim, cezaları da bir o kadar ağır olur.
Bizde ise çocuklara, muhtaçlara yönelik merkezlerden çok sık alarm gelir.
Fakat inanın bu örnek benzerlerinin çok daha ötesinde!
Başlayalım. Habere konu olan merkezde çalışan D.Ç. isimli bir şahıs, Ekim 2025’te bölgenin sorumlusu jandarmayı arayıp "Burada eziyet ve dayak var" dedikten sonra "bir engellinin elleri ve ayakları bağlanmış şekilde çarşafa sarılıp uzun süreler bekletildiğini, sonunda kangren olduğunu, hastanede hayatını kaybettiğini” anlatmış.
Jandarma işlem yapmadığı için bu ihbar sadece bir ihbar olarak kaldı…
Beş ay sonra bu defa, iki yıl sorunsuz çalıştıktan sonra haksız yere işten çıkarıldığını düşünen G.M. ve E.Ç. gidiyor jandarmaya. Nihayetinde bu defa anlatılanlar bir soruşturma dosyasına dönüyor.
Anlatılanlara göre; "hastalara, bakıma muhtaç insanlara lağım suyu içiriliyor, dışkı yediriliyor, hastalar sistematik cinsel istismara" maruz kalıyor…
Kameraların görmediği alanlar ve denetim dışında kalan tüm zamanlarda bu ‘şifa merkezi’nde işkence........
