menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir müzenin etik sınırlarını sorgulamak: Masumiyetin cinsiyeti var mı?

38 26
17.02.2026

Masumiyet Müzesi’ni bu kez “karşı olgusal düşünme” (counterfactual analysis) yöntemiyle okumayı öneriyorum. Bu okuma, anlatının olay örgüsünü değil, etik sözlüğünü görünür kılmayı amaçlıyor: hikâyeyi cinsiyetinden arındırıp yeniden kurmayı deneyelim. Roman karakterlerinin isimleri Kemal değil Kamile, Füsun değil Ferit olsun. Yazarı Orhan Pamuk değil, bu hikâyeyi kaleme alan bir kadın — örneğin Oya Parman — olsun ve aynı anlatıyı aynı duygusal ve düşünsel tonla yazsın.

Nişanlanmak üzere olan Kamile’nin, daha önce ilişki yaşamamış kendisinden genç Ferit’le bir birliktelik yaşadığını düşünelim. Bu ilişkiyi gizli bir alan içinde sürdürdüğünü, Ferit’i düzenli olarak kimsenin bilmediği evine çağırdığını ve eşzamanlı olarak nişanlısıyla kurduğu sosyal konforu devam ettirdiğini varsayalım. Ferit, bu ilişkinin gizli bir macera olmaktan öteye geçmeyeceğini fark ederek uzaklaşsın ve başka biriyle evlensin. Kamile ise bu kopuşu kabul etmeyip Ferit’in hayatına yeniden dahil olmaya çalışsın; evine girsin, çevresiyle ilişkiler kursun, eşyalarını saklasın, anılarını toplasın ve sonunda bu takıntıyı bir müzeye dönüştürsün.

Karşı olgusal düşünme yönteminin anlatıya dair temel bir soruyu görünür kılmaya yarayacağını umuyorum; bu hikâyeyi hâlâ aşk olarak mı okurduk? Kurulan müzeye........

© T24