menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının istisnadan yararlanabilmesi için kârın yarısını dağıtmasına ilişkin kuralla ilgili yaşanan sorunlar

13 0
06.03.2026

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-d maddesi uyarınca Türkiye'de kurulu;

* Menkul kıymetler yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,

* Portföyü Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören altın ve kıymetli madenlere dayalı yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,

* Girişim sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları,

* Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları, (Esas faaliyet konusu itibarıyla gayrimenkul, gayrimenkul projeleri ve gayrimenkule dayalı haklardan oluşan portföyü işletmek amacıyla kurulanlar dışında kalanların kazançları hariç)

* Emeklilik yatırım fonlarının kazançları,

* Konut finansmanı fonları ile varlık finansmanı fonlarının kazançları,

Kurumlar vergisinden istisnadır.

Bahse konu fon ve ortaklıkların bu istisnadan faydalanılabilmesi için fon ve ortaklıkların (emeklilik yatırım fonları hariç) sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançların en az %50'sinin, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar kâr payı olarak dağıtılması şarttır. Bu süre içerisinde belirtilen orana kadar kârın ortaklara dağıtılmaması durumunda, istisnadan faydalanılması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.

Bu fon ve ortaklıkların yukarıda belirtilen istisna şartını yerine getirmesi halinde, kurumlar vergisi ödemeyecek olmakla beraber istisnadan yararlandıkları gayrimenkul kazançları üzerinden %10 asgari yurt içi kurumlar vergisi öderler. İstisna şartını yerine getirmezler ise bu defa %30 kurumlar vergisi öderler, ama %10 oranındaki asgari yurt içi kurumlar vergisi ödemezler.

Emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç olmak üzere bu istisnadan yararlanan yatırım fon ve ortaklıklarının kazançları dağıtılsın veya dağıtılmasın stopaja tabi olmakla beraber bu stopajın oranı halen %0’dur. Bu sebeple bu fon ve ortaklıklar, kar dağıtımı yaparken ayrıca stopaj yapmazlar.

Yatırım fon ve ortaklıklarının vergilendirilmesini kabaca yukarıda özetlemeye çalıştım. Karışık görünebilir ama bu vergileme yapısını fon ve ortaklıkların mali yetkilileri veya konuyla ilgilenenler zaten biliyorlar. Ancak bunların son zamanlarda yaşadıkları bir tereddüt var ki o da gayrimenkul varlıklardan elde ettikleri kazancın yarısının dağıtımı şartıyla ilgili.

Elbette bu düzenleme bütün yatırım fon ve ortaklıklarını kapsasa da gayrımenkullere yaptıkları yatırımlar itibariyle bu tereddütleri pratikte gayrımenkul yatırım fonları (GYF) ile gayrımenkul yatırım ortaklıkları (GMYO) yaşıyor. Bu sebeple yazımı GMYO’lar üzerine oluşturdum.

Yukarıda belirttiğim gibi kurumlar vergisi istisnasından yararlanabilmek için GMYO’ların gayrımenkul varlıklardan elde ettiği karın yarısını, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayı müteakip ikinci ayın sonuna kadar dağıtması gerekiyor. Bu noktada aşağıdaki sorular ortaya çıkıyor:

GMYO’nın TMS’de dağıtılabilir karı yokken Vergi Usul Kanunu'na göre dağıtılabilir karı varsa nasıl kar dağıtımı yapılacak? GMYO’nun dağıtacağı karın hesabında ikinci tertip yedek akçeler nasıl dikkate alınacak? GMYO’lar karını nakden değil de karı sermayeye eklemek suretiyle dağıtsalar, istisna uygulaması bakımından dağıtmış sayılırlar mı?

Bu sorulara ilişkin görüşlerim aşağıdaki gibi:

SPK düzenlemeleri gereği, sermayesi halka arz olan şirketlerin kar dağıtım hesaplamaları TMS kurallarına göre çıkarılan mali tablolara göre yapılır. Yani bu şirketlerin TMS mali tablolarındaki dağıtılabilir karlar dağıtılabilir. Ancak bu karların VUK mali tablolarda karşılığının olması gerekir. Uygulamada bu TMS ve VUK karından düşük olanı dağıtılır şeklinde tabir edilmektedir, ancak bu analizi yaparken sadece dönem karına bakılmaz, kar dağıtımına konu olabilecek tüm kaynaklar dikkate alınarak değerlendirme yapılır.

Bu durumda GMYO’ların VUKda olan dağıtılabilir karı TMS’de daha azsa TMS ile sınırlı kar dağıtımı yapılabilir, yoksa dağıtım yapılamaz.

Yukarıda açıkladığım üzere bu karşılaştırmanın dönem karı bazında değil, dağıtılabilir toplam karlar ve kar yedekleri bazında yapılması gerekir. Örneğin GMYO’nun 2025 yılında VUK’da karı, TMS’de zararlar sebebiyle toplam bazda dağıtılabilir karı yoksa şirket asgari kar dağıtımı şartını yerine getiremeyecektir.

Bu durumda dahi GMYO’nun istisnadan yararlanması gerektiğini düşünüyorum. Zira KVK’daki kar dağıtım şartını, dağıtılabilir karın yarısı şeklinde anlamak gerekir. Buna karşın Maliye İdaresi’nin aksi yönde düşünmesi söz konusu olabilir. Maliyenin bu konuda kurumlar vergisi beyan dönemi başlamadan önce açıklama yapması isabetli olacaktır.

GMYO’nun gayrımenkul varlıklardan elde ettiği karın yarısının hesabında, ikinci tertip yedek akçelerin bu tutarın dışında düşünülerek ortaklara net dağıtım yapılmalı, yani gayrımenkul varlıklardan elde edilen karın yarısı ortakların eline geçmelidir. Farklı düşünenler olabilir ama tedbirli olmakta fayda var. 1 nolu KV Genel Tebliğinde aşağıdaki bölüm yer alıyor:

5.6.2.4.3. Bedelsiz olarak elde edilen hisse senetlerinin satışından sağlanan kazançların durumu

Sermaye yedekleri kullanılmak suretiyle sermaye artırımında bulunulması neticesinde sermaye artırımı nedeniyle verilecek bedelsiz hisse senetlerinin, bu şirkete iştirak edenler yönünden aktif ve pasiflerinde bir artışa neden olmaması gerekir. Dolayısıyla, bedelsiz hisse senetleri nedeniyle aktifte tutulan hisselerin sadece adedi değişecek, bedelinde değişme olmayacaktır.

Dönem karından ayrılan yedekler kullanılmak suretiyle sermaye artırımında bulunulması halinde ise bu işlem sonucu ortaklara bedelsiz hisse senedi verilmesi ile fiilen kar payı dağıtılması arasında fark bulunmamaktadır. Her iki halde de ortaklar, kurum bünyesinde oluşan karlar üzerinde tasarrufta bulunma imkanına sahip olmaktadır. Dolayısıyla, kar yedeklerinden karşılanan sermaye artırımları sonucunda ortaklarca bedelsiz iştirak hissesi iktisap edilmesi durumunda, alınan bu iştirak hisseleri nominal bedelle iştirak hesaplarında izlenecek ve iştirak kazançları istisnası nedeniyle kurumlar vergisine tabi tutulmayacaktır.

Tebliğin yukarıda yer alan bölümünün dönem karından yapılan sermaye artışlarının kar dağıtımı olduğu yönündeki bölümü GMYO’lardan kar yedeği kaynaklı bedelsiz hisse alan kurumlar vergisi mükellefleri yönünden kurumlar vergisi ödemesine sebep olması nedeniyle dava konusu edilmiş, Danıştay tarafından iptal edilen hükmü VDDK bozmuş ve Tebliğ düzenlemesi aynen bu şekilde kalmıştı. Anlayacağınız KV Genel Tebliği uyarınca karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılıyor.

GVK’nun 94., KVK’nun 15. Ve 30. Maddelerinin kurumlarca yapılan kar dağıtımlarında yapılacak stopajlara ilişkin düzenlemelerde ise karın sermayeye eklenmesinin kar dağıtımı sayılmayacağı belirtilmiş bulunmaktadır.  Bununla birlikte KVK’nun 5/1-d maddesinde belirtilen istisnadan yararlanan fonlarda ise tüm bu maddelerde ayrı bir rejim benimsenmiş ve bunların karlarının dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın stopaj yapılması öngörülmüş, yani bu fonların kar dağıtımları, diğer kurumların kar dağıtımlarından farklı yerde düzenlenmiştir. Bunlarda da doğal olarak stopajda dağıtım şartı aranmadığı için, karın sermayeye eklenmesinin kar dağıtımı olmadığına dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

GVK ve KVK’nın bu düzenlemeleri, sermayeye eklenen karın sadece stopaj açısından kar dağıtımı sayılmadığı şeklinde anlaşılabilir. Bununla beraber Maliye Bakanlığı, 231 nolu Gelir Vergisi Genel tebliği’nde yer alan kar yedeği kaynaklı bedelsiz hisselerin ortaklar tarafından elde edilen kar payı olduğuna dair düzenlemenin danıştay’ca iptali üzerine çıkardığı 243 no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde, kar yedeği kaynaklı bedelsiz hisselerin elde edilmiş bir kar payı olmadığını ve beyan edilmeyeceğini belirtmiştir.

Bu durumda, ortada birbiriyle çelişen bir sonuç çıkmıştır. Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’ne göre kar yedeği kaynaklı bedelsiz hisseler dağıtılmış kar payı sayılır ama 243 nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği’ne göre sayılmaz.

Bana göre, madem Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’ne göre karın sermayeye ilave edildiği kabul edilerek yıllardan beri GMYO’lardan kar payı alan kurum ortaklara (bu karlar iştirak kazancı istisnasından yararlandırılmadığından) kurumlar vergisi ödettiriliyor o halde yine kurumlar vergisi açısından yapılacak değerlendirmede, karın sermayeye ilavesiyle kar dağıtımı yapıldığının ve yüzde ellilik kar dağıtım şartının yerine geldiğinin kabulü gerekir.

Tüm bunlar, Maliye Bakanlığı’nın yukarıdaki konular hakkında acilen bir düzenlemeyle görüşlerini bildirmesi gerektiğini göstermektedir.


© T24