menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İlayda Zorlu ve faili meçhullere de bakılacak mı?

26 0
25.04.2026

Türkiye’de emniyetin uzun süredir uyguladığı ve sorulduğunda “katiyen böyle bir uygulamamız yok” yanıtını verdiği bir yöntem var.

Bu iktidar döneminden de önce başlayan, bu iktidar döneminde de istikrarlı biçimde uygulanan yöntemin kökeni bütünüyle “fişlemeye” ve “nedensiz suçlamaya” dayanıyor.

Emniyet ya da istihbarat birimleri, yasal eylemlere, anayasala göre izin almaksızın yapılabilen basın açıklamalarına katılan gençlerin, üniversitelilerin ailelerini arayarak, “çocuğunuz örgüte katıldı, eylemde şunları yaptı, dağa çıkacak” gibi asılsız bilgiler veriyor. Panikleyen aile, belli periyotlarla aranmaya devam ediliyor. Reşit genç üzerinde baskı kurulması, ailenin gerekirse çocuklarının olanaklarını kısıtlama yoluna gitmesi amaçlanıyor bu yöntemle.

Sorsanız, müthiş faydalı, teröre karşı önleyici nitelikte bir önlem!

Ancak nedense bu kadar kararlılıkla uygulanan yöntem, “yasalara uygun olmadığından olsa gerek” kabullenilmiyor.

Arayan numaralar garip yerlere kayıtlı çıkıyor, resmi olarak sorduğunuzda “ne ilgisi var?” yanıtı veriliyor.

* * *

Yıllar önce 1 Mayıs eyleminden sonra öğrencilerin okuluna gidilerek, dersten çıkartılan öğrencilerin başka bir sınıfta sorgulanmasına kadar uzanmıştı bu iş…

O dönem bir emniyet müdürü, önce gururla, bu yöntemle birçok genci örgütlerin elinden kurtardığını söylemiş, uygulama tepki alınca da “Biz sorgulamadık, başka bir birimdir” açıklaması yapmıştı.

O günden bugüne değişen bir anlayış yok. Aksine, daha sistemli biçimde uygulamanın sürdürülmesi söz konusu.

* * *

Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi İlayda Zorlu da birçok........

© T24