menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye 5G’ye geçiyor: Yüksek maliyet, sınırlı performans ve zam riski

43 0
31.03.2026

Türkiye’de 5G teknolojisinin 1 Nisan itibarıyla devreye alınması planlanırken, sektör kaynakları ve uzmanlar, geçişin altyapı eksiklikleri, finansman baskısı ve sınırlı performans artışı nedeniyle beklenen etkiyi yaratamayabileceği uyarısında bulunuyor.

5G’nin en kritik bileşeni olan fiber altyapının Türkiye’de yeterli seviyede olmaması (hatta olması gerekenin 10'da 1'i düzeyinde olması) yeni nesil mobil teknolojinin vadettiği hız ve düşük gecikme avantajlarını sınırlayabilir. Baz istasyonlarının önemli bir kısmı, hâlâ fiberle beslenmiyor (en iyi ihtimalle yüzde 50'si ama eski Turkcell Genel Müdürü yüzde 35 demişti).  Bu durum, 5G’nin teknik kapasitesinin sahaya tam yansıtılamaması anlamına gelir. Uzmanlara göre, fiber altyapı güçlendirilmeden, 5G’den beklenen sıçrama zor".

Operatörler yatırım için borçlanıyor: Tüketiciye maliyeti ne olacak?

5G yatırımları için operatörlerin finansman ihtiyacı artıyor. Çünkü gelir artışları enflasyonun epeyce gerisinde kalmış durumda. Turkcell kısa süre önce yaklaşık 1 milyar dolarlık kredi temin etti. Türk Telekom da geçen yıl kasım ayında 1,8 milyar $'lık finansman sağladı. Bu tablo, operatörlerin yüksek yatırım maliyetlerini karşılamakta zorlandığını gösteriyor.

Sektör hesaplamalarına göre 5G’ye geçişin toplam maliyeti, 300 ila 600 milyar TL arasında olabilir. Bu maliyet kalemleri arasında, 3 milyar $'lık lisans ücretleri, 3 milyar $'lık Türk Telekom imtiyaz ödemeleri ve birkaç yıla yayılacak olan 3-5-10 milyar $'lık şebeke modernizasyonu ve ekipman yatırımları yer alıyor.

Doğal olarak soru şu: Bu kadar maliyetin, tüketicilere yansıması nasıl olacak? Tarifeler ne kadar zam görecek? Ulaştırma ve Altyapı Bakanı bu konuyu 2025 Ekim'de "Fazla hız isteyen onun maliyetine, külfetine katlanacak" şeklinde yorumlamıştı. Yani evet, bir zam geliyor.

Tabii ayrıca kullanıcı tarafında da 5G uyumlu cihazlara geçiş maliyeti ek yük oluşturacak. Geçtiğimiz günlerde 2 operatörümüz 1,2 milyon 5G Samsung cihaz için anlaşma yaptığını duyurmuştu.

Samsung cihazların ortalama fiyatları A serisi için: 300–400 $ ve S serisi için: 800–1.000 $ civarında.

Operatör anlaşmaları genelde orta segment ağırlıklı olur. Bu yüzden ortalama 450–500 dolar kabul etmek makul.

1.150.000 cihaz × 450–500 $ ≈ 517 milyon – 575 milyon dolar.

Eğer bu cihazlar tamamen ithal edilirse, Türkiye’nin cari açığına yaklaşık 500-600 milyon $ (22-26 milyar TL) ilave yük getirebilir. Bu sadece Samsung cihazlar, başka cihazlar da üstüne gelecektir.

Bütün bu maliyetlerin, tüketici talebini sınırlayabileceği, yaygınlaşma sürecini yavaşlatabileceği değerlendiriliyor. Ama zaten daha önce defalarca yazdığımız ve dünya hız sıralamalarından da görüldüğü gibi ülkede 3G ancak yüzde 50-60'lar düzeyinde ve 4.5G ancak yüzde 15-20'ler düzeyinde kapsanmış durumda. 

Operatörler bu kapsama alanı tahminini reddediyor ama bağımsız kaynaklardan yapılan hız tahminleri hiç de söyledikleri gibi olmadığını gösteriyor. 2025 sonu itibarıyla mobil internet hızımız, 64,9 Mbps ile dünya 66.'sı durumunda. 5G bunu yukarı çekecek mi? Ya da sadece 5G varmış gibi mi olacağız? Hep birlikte göreceğiz...

Türkiye NSA 5G network'ü kuracak

Hız demişken, 5G network'lerin kuruluşu konusunda da bir notumuz daha var. Sakın tam 5G hızının hayatımıza gireceğini sanmayın!

Çünkü 5G network'ü mevcut 3G ve 4.5G network'leri üzerine kurulacak. Bunun adına bağımsız olmayan (non standalone - NSA) 5G deniliyor.

Dünyada bağımsız (yani sıfırdan 5G olarak kurulan) 5G teknolojisi olan network'ler yeni kuruluyor. Buna standalone (SA) deniliyor. ABD'de ve Avrupa'da kısmen, Çin'de devlet destekli kurulumlar yapıldı. 2026 başı itibarıyla SA 5G network kuran 70-80 operatör var. Bunların ancak 10-15'inin gerçek 5G standalone network kurduğu kaydediliyor ki ilk sıralarda China Mobile, T-Mobile, China Telecom, China Unicom, NTT Docomo (Japon) sayılabilir.

Bağımsız (SA) 5G network'ü, 5G cihazlarının 4G altyapısından bağımsız olarak, özel bir 5G çekirdeğine doğrudan bağlandığı bir ağ mimarisi anlamına geliyor. Bağımsız olmayan (NSA) ağlardan farklı olarak, 5G SA gerçek anlamda düşük gecikme süresi, yüksek bant genişliği ve büyük ölçekli IoT bağlantısı (1 milyon cihaza kadar/km²) sağlar. Ağ dilimleme ve gelişmiş güvenlik gibi temel özellikleri mümkün kılar.

Türkiye’de ilk aşamada devreye alınacak 5G’nin Non-Standalone (NSA) mimaride olması bekleniyor. Yani 5G antenleri kullanılacak ama  çekirdek (core) hâlâ bölgeye göre 3G ya da 4.5G LTE olacak. Bunun anlamı şu; hız bir miktar artabilir. Ama gerçek 5G özellikleri olamayacaktır.

Neden Bağımsız (SA) 5G kurulmuyor derseniz,

SA için yoğun fiber gerekir. Bu Türkiye'de bir hayli eksik (ortalama bir sistemin 4de biri ama iyi bir sistemin 10'da biri kadar fiber var. Zaten sabit internette 100cü olmamızın nedeni de bu fiber eksikliği) Ayrıca 5G Core yatırımı pahalıdır. SA için yeni çekirdek şebeke ve cloud-native mimari kurulması lazım ama operatörler zaten finansal baskı altı Ekosistem hazır değil yani veri merkezleri zayıf, Internet Trafik değişim noktaları ve kurumsal örnekler yok.

Özetle geçmiş 20-25 yılın telekom yatırımlarının çok eksik olması yanında, bağımsız 5G network için şu anda bunları tamamlayacak finansman yok, ekonomik durum müsait değil. Dolayısıyla Türkiye'de teknoloji olarak 5G diyeceğiz ama mimari olarak 3G ya da 4.5G+ üzerine olacak. Muhtemelen yine sadece büyük şehirlere kuracaklar. Gerisine de aldırmayacaklar. Uzmanlar, Standalone (SA) 5G yaygınlaşmadan tam performansın mümkün olmayacağını belirtiyor.

Türkiye'de mevcut telekom sorunları

Yukarıda da işaret ettik, Türkiye’nin mevcut telekom performansı çok zayıf.  Uluslararası karşılaştırmalara göre Türkiye:

Mobil internet hızında yaklaşık 60-70. sıralarda geziyor Sabit internet hızında ise 100. sıralarda dolaşıyor

Bu tablo, temel sorunun teknoloji değil, altyapı ve ekosistem olduğunu ortaya koyuyor. Yani 5G geldi demekle çözülebilecek bir durum yok. Kısaca neler eksik bakalım;

Yerli teknoloji üretimi ise "mış gibi". Güya 4.5G'de yüzde 45 yerli payına ulaşıldı. Nasıl mı? Yabancı firmaların Türkiye'ye getirdikleri parçaları, "vida sıkmak" dediğimiz montaj hatlarından geçirmesi ile yerli üretim diye raporlanarak. Bu nedenle, 5G ile üretilen verinin önemli bölümü yurt dışı altyapılara bağımlı kalmaya devam edecek.

Sonuçta, yüksek maliyetli 5G yatırımları yapılacak ama kullanıcı deneyiminde sınırlı iyileşme görülecek. Bu durum, operatörlerin finansal baskı altına girmesine, yatırım geri dönüş sürelerinin uzamasına ve kullanıcı memnuniyetinin beklentilerin altında kalmasına ve ülkenin cari açığının artmasına neden olacak.

Bu nedenle aslında öncelik sıralaması değişmeli:

Fiber altyapı yatırımı hızlandırılmalı Veri merkezleri ve IDN ekosistemi geliştirilmelİ Lisans ücretleri makul seviyede tutulmalı Yerli teknoloji üretimi teşvik edilmeli 5G, “gösteri projesi” değil, stratejik plan olarak ele alınmalı

Türkiye 5G’ye giriyor, ancak bu geçiş, sadece bir teknoloji yükseltmesi değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir sınav. Eğer altyapı, finansman ve ekosistem sorunları çözülmeden ilerlenirse, 5G, beklenen dijital sıçramayı değil, yüksek maliyetli bir geçiş dönemini önümüze koyacaktır.

 

 

 


© T24