İlber Ortaylı, İran, Çin ve ABD
İlber Hoca ile 1990’larda Mülkiye’nin ana binasının en üst katında yedi yıl kadar aynı koridoru paylaştık. Öğretim üyelerinin odalarının bulunduğu bu katta odalarımız karşı karşıya idi. Bu katta öğretim üyelerinin sosyal alanı olan Seha Meray Odası da vardı.
İlber Hoca’nın odasına gelişinden gidişinden genellikle haberim olurdu. Çünkü koridorda birileri varsa mutlaka bir lâf atar, kısaca söyleşirdi. Daha dikkat çekeni, yüksek sesle konuşurdu. Odamın kapısı açıksa bana da lâf atardı.
Meray odasına o da ben de seyrek giderdik. Gittiğimizde de çokça günlük gazetelere bakardık. Çalışma alanlarımız farklı idi ama arada bir de olsa kendi konularımızda söyleşirdik. Bana “Ne olacak bu ekonominin hali” şeklinde sorular sorardı.
Onun anlatabileceği ve anlattığı çok daha fazla konu olurdu. Gittiği, gezdiği yerlerin edebiyatından, kültüründen anlatırdı. Örneğin Asya toplumlarının, özellikle Kuzey ve Güney Azerbaycan Türklerinin ve İranlıların kültür birikiminden övgüyle söz ederdi.
İlber Hoca bu çok bildiği ve sevdiği konularda da olsa konuşmayı fazla uzatmaz, çalışmasına dönerdi. Aklımda kalan önemli bir açıklaması ve vurgulaması şuydu:
Türkçe bazen söylendiği gibi veya sanıldığı gibi Farsça’dan veya Arapça’dan kelimelerle beslenmiş yoksul bir dil değildir. Türkçe, köklerine inildiğinde, çok daha zengin bir dildir.
Örneğin; Türkçe’de Farsça kökenli kelimeler vardır, evet. Ama Farsça’da da belki daha fazla sayıda Türkçe kökenli kelime vardır. İşin bu tarafını Batıcılar da bazı İslamcılar da görmezler veya görmek istemezler.
Azerbaycan Türklerinin kültür birikimine ilişkin övgüyü büyük şairimiz Nazım Hikmet’ten de okuduğumu hatırlıyorum. Hatta, Nazım Hikmet’in Bakü’de Azerbaycan Türklerinin önemli şairleriyle bir araya gelerek şiirler okuduğunu videodan ve ses kayıtlarından izledim.
Geçtiğimiz günlerde ABD/İsrail saldırılarında Güney Azerbaycan Türklerinin ve genel olarak İranlıların önemli kültür yapılarının bombalandığını İran Dışişleri bakanı açıkladı.
Bebekleri, çocukları bombaladılar, kültür yapılarını da bombaladılar. Dilerim İlber Hoca bu caniliği ve barbarlığı duymamıştır. Çünkü duysa çok üzülürdü.
Kırım Türklerinden olan İlber Hoca’nın ailesi Kırım’dan göçmek zorunda kalmış ve sonunda Türkiye’ye........
