menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Merhum Özdemir Bayraktar Ağabeyimizin Anısına

12 0
07.02.2026

Bir Memleket Çocuğu, Bir Büyük Yürek

Bazı insanları anlatmak zordur; çünkü onlar yaptıkları iyiliklerin konuşulmasını istemezler. Özdemir Bayraktar ağabeyimiz tam da böyle biriydi. Hayatta olsaydı bu satırları yazmama asla izin vermezdi. Ama artık bu güzel anıları sizlerle paylaşmak, onun bıraktığı izleri görünür kılmak bir borç oldu.

Özdemir Abi ile aynı topraklardan geliyorduk; ikimiz de Trabzon Sürmene’den. Onu tanıdığımda sanki dedemi, babamı görür gibi oldum. Doğru sözü doğrudan söyleyen, dobra, yüreği temiz bir Karadeniz insanıydı. Bu dobralık bende de biraz vardır; bu yüzden çok kişiye yaranamamamışımdır belki de. Ama biliyorum ki onun gibi çalışmak ve mücadele etmek, insana en büyük şeref.

Hemşeri değil, Vatan Sevdalısı

Özdemir Abi sadece Trabzonlu değildi; o, ayırımsız bir ülke âşığıydı. Bir gün kendisinden küçük bir yardım istedim. Trabzon’daki bir ortaokulda matematik öğretmeni olan akrabam, çalışkan öğrencilere tablet alabilmek için arkadaşlarıyla aralarında para topluyordu. Ben de bir tablet alarak destek olmak istedim ve çevremdeki birkaç kişiden de birer tablet bağışlamalarını rica ettim.

Özdemir Abi’ye durumu anlatınca sadece “IBAN’ını ver” dedi. Sabah kalktığımda gözlerime inanamadım: Tam 148 adet tablet alacak parayı göndermişti! Tabletler Trabzon’un tüm ilçelerine dağıtıldı. Yerel gazetelerde “hayırsever hoca” diye benim fotoğraflarım boy boy çıktı. Durumu gururla kendisine anlatmak istedim ama beklediğim tepkiyi alamadım. “Uşağım, memleket sadece Trabzon’dan mı oluşuyor?” diye sitemle karışık sevgiyle azarladı. Bunun üzerine Şırnak’tan Hakkari’nin dağlarına kadar tabletler göndermeye başladık. Bu seferberliğe komutanlarımız da gönülden destek verdi.

— ✦ —

Askerlerimiz İçin Tehlikeye Atılmak

Günlerden bir gün Şırnak dağlarında yıldırım çarpmasından askerlerimizin şehit olduğu haberi geldi. Özdemir Abi beni aradı ve “Hazırlan, Gabar’a gidiyorsun” dedi. Bir an bile düşünmedim. Uçakla en yakın noktaya, ardından sivil bir minibüsle ıssız ve mayınlı yollardan........

© SuperHaber