Ciğer buradaysa kedi nerede?
İstatistiklerin takibi ve şeffaflık açısından isimlendirmede süreklilik hayati önem taşır. Ancak bazen bir kelimeyi değiştirmek, sadece bir isimlendirme tercihi değil, negatif bir algıyı kırma çabasıdır. 2021 yılında bütçe istatistiklerinde küçük bir “sihirbazlık” yapıldı: Yıllardır aşina olduğumuz “görev zararı” ifadesi bir anda buharlaştı, yerine daha steril, daha profesyonel duran “görevlendirme gideri” geliverdi.
Kod aynı, bütçe aynı; ama “zarar” gitmiş, yerine “gider” gelmişti. Bu isimlendirme değişikliğinin harcamayı yapanlara psikolojik bir rahatlık sağladığı aşikar. Ancak bu durum bana, darbımesel niteliğindeki o meşhur hikayeyi hatırlatıyor.
Yürüyen balık hikayesi
Eski zamanlarda bir kabilede balık dışında hiçbir hayvanın yenmesi caiz değilmiş. Ancak büyük bir kuraklık olup göller kuruyunca kabile açlıkla burun buruna gelmiş. Kabile şefi, çözüm olarak etrafta dolaşan geyiklerin ismini değiştirmiş ve onlara “Yürüyen Balık” demiş. O akşam kabile, hiçbir suçluluk duymadan muazzam bir geyik ziyafeti çekmiş.
Bizi yönetenler de görev zararlarının ismini “görevlendirme gideri” yaparak aynı psikolojik rahatlığı hissetmiş olmalılar ki, bu rakamlar son yıllarda adeta uçuşa geçti.
Mekanizma nasıl işliyor?
Meseleyi en yalın haliyle basitleştirelim: Piyasa faizinin P olduğu bir ortamda hükümet, Ziraat Bankası’na “Sen çiftçiye ile kredi ver” talimatı veriyor. Aradaki 0’luk farkı banka kendi cebinden ödemiyor; bu fark “görevlendirme gideri” adı altında bizim vergilerimizle bütçeden karşılanıyor. Teoride bu, sosyal devletin üreticiyi destekleme modelidir. Ancak uygulama, bu asil teorinin çok uzağında........
