menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İktidarlar sosyal devletle sosyal belediyeciliği karıştırıyorlar

14 1
28.01.2026

Anayasamız diyor ki “ Türkiye Cumhuriyeti, laik demokratik sosyal hukuk devletidir”

Ülkemiz, 61 Anayasası ile “Cumhuriyet’in nitelikleri” başlığı adı altında ortaya konulurken, 1967 yılında Sosyal Devlet “ Ferdin huzuru ve refahını gerçekleştiren ve teminat altına alan kişi ve toplum arasında denge kuran, emek sermaye ilişkilerini düzenleyen, işsizliği önleyici, milli gelirin adaletli dağıtılmasını sağlayan, gerçekçi bir özgürlük rejimini uygular” diyor. Türkiye Cumhuriyeti, Anayasası’nın tanımladığı sosyal devlet kavramı ile bugün ülke yönetenlerin anladığı ve uyguladığı sosyal devlet kavramı asla örtüşmüyor. Bu nedenle de Anayasa’nın tanımladığı sosyal adalet kavramı giderek anlamını kaybedince bu anlayış toplumda kavram kargaşasına dönüşüyor.

Bugün hiç kimse bu kavram kargaşası içinde toplum katmanları arasındaki her açıdan gelişen ayrışımı görmezlikten gelemez.

Ekonomik olarak zengin daha zengin, fakir daha da fakirleşiyor.

Bugünkü yönetim, halka gıda yardımı yaparak, çocuk sayısına göre ödüllendirerek, okul çocuklarına eğitim desteği vererek, çeyiz parası vererek sosyal devlet olduğunu sanıyor. İktidarın yaptığı bu ayni yardımlar bir tür seçim yatırımıdır. Bu tür sosyal yardımlar yerel belediyelerce yapılır ve onların görevidir.

Gerçek sosyal devletin görevi, eşit yurttaşlık ilkesiyle çalışanları korur, işsizliği önler, pahalılık ve yokluğa çare bulur, arttırdığını iddia ettiği milli geliri adaletli biçimde........

© Sözcü