Küba insanlık tarihine ne kattı?
Küba halkı insanlık tarihinde hep anılacak ve şu anda yaşanan canice saldırı aslında Küba halkının insanlığa kazandırdıkları karşısında bir bedel ödemedir. ABD’nin kötülüğün doruğuna ulaşmasının aslında çöküşüne doğru gitmesinin sonucu olduğunu bu köşede çok işledik. Ancak bu yazıda bununla ilgilenmeyeceğiz, Küba halkının insanlığa kattıklarını soyutlamaya çalışacağız.
Devrimci iradenin sürekliliği
Küba İspanyollar tarafından sömürgeleştirildikten sonra bir devrim yatağına dönüştü. Önce Kolomb öncesi adanın yerli halkının isyanı, sonra İspanya’ya karşı bağımsızlık savaşı, sonra ABD’nin hegemonyasına ve işbirlikçi egemenlerine karşı mücadele. Küba Devrimi bu geleneğe bağlı kalarak tarihe müdahale etti.
Örneğin, Fidel ve arkadaşları Granma ile Jose Marti’nin 1895’te çıkarma yaptığı bölgeye çıktılar tekrar. Hem dağlık olan Küba’nın doğusu devrimci harekete olanaklar sunuyor, hem de devrimci geçmişle kurulan bağlam moral bir güç ve devamlılık duygusu veriyordu.
Böyle bir devrimci dönemler arasında bağ kurmayı ve bir üst düzeyde ama ülkenin ayaklanma geleneğine sahip çıkmayı bugün deniyoruz Türkiye’de. 1923 Cumhuriyet Devrimi ile güncel devrim arasında bağ kurmanın önemli bir kazanım olduğunu fark ediyoruz.
Ayrıca karşılaştırmalı bir bağ da kuruluyor, bağımsızlık mücadelesinin simgeleri olan Bandırma ve Granma arasında.
Emperyalizm çağında bağımsızlık ancak sosyalizmle gelebilir
Küba halkının tarihe eşsiz bir diğer katkısı ise günümüz emperyalist sisteminde bağımsızlığın kazanılması ve sürdürülmesi için sosyalizmim zorunlu olduğunu pratik süreçte keşfetmiş olmalarıdır.
Fideller toplumsal adalet için işbirlikçi Batista rejiminden kurtulmayı ve anayasal bir demokrasi kurmayı hedeflemişlerdi, sosyalizmi değil. Hatta ABD bile Batista’nın yenileceğini anlayınca yeni iktidar ile uzlaşabileceğini düşünmüştü.
Ancak Fidellerin bağımsızlık ve toplumsal adalet fikri çok güçlüydü, satın alınmaz bir karakterleri vardı. ABD’nin ülke içine yayılmış şirketlerinden kurtulmadan bağımsızlığın mümkün olmadığını kısa sürede kavradılar. Devletleştirme hamlesi göbekten ABD’ye bağlı sermaye sınıfının ülkeyi terk etmesiyle sonlandı. Doğalına sermayesiz bir ülke buldular geleceğini........
