30 Ağustos, neyden kurtuluyoruz?
Aklı başında insanı delirtecek, kimileri için yer yer öfke nöbetlerine sebebiyet verecek ölçüde cumhuriyetçilerin sinir uçlarında gezinen iktidar temsilcileri çıkıyor karşımızda. Gün aşırı devrime, devrimcilere, Cumhuriyet'e ve onu kuran iradeye yönelik saygısızlıkları, hakarete varan çıkışları ve iftiralarıyla gündemi meşgul eden bir zihniyet bu.
Olacak iş değil, diyeceğiniz her şey oluyor memlekette. Ülkemiz karşı devrimin esiri oldu diyorsak, az buz bir şey söylemiyoruz. Bu tablonun bütün gerçekliğiyle kavranması, zor da olsa kabul edilmesi ve buna göre devrimci bir hareket prensibinin benimsenmesi gerekiyor. Ne diyelim, bu tür hareket tarzının daha yaygın benimsenmesine kesinlikle yardımcı olan bir Millî Eğitim Bakanı var hükümette.
Tam ifadesini aynen aktaralım: "Kurtuluş Savaşı demeyelim, Millî Mücadele diyelim; neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı."Yusuf Tekin, biz sadece İngiliz emperyalizmine ve işgal ordularına karşı değil; işgale boyun eğen, devrimci hükümete karşı fetvalar çıkarıp isyanlar örgütleyen Osmanlı saltanatına karşı da savaştık. Bizim zaferimiz, hem vatanın kurtuluşu hem de saltanatın kaldırılarak Cumhuriyet'in kurulmasıdır. Yani ağababalarınızdan kurtuldu bu memleket 1919-1923’te. Bugün 104. yıldönümünde olduğumuz Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde kapana sıkışan yalnız işgalci Yunan orduları değildi anlayacağınız.
Osmanlı elbet........
