1 Mayıs 2026’nın anlamı
2026’nın 1 Mayıs’ına girdiğimiz şu günlerde emekçiler, düşük ücret, işten çıkarılma, kötü çalışma koşulları, iş kazaları, sendikasızlaşma gibi sorunların yanı sıra aylardır ücretlerin ödenmemesinden kaynaklanan ağır sömürü koşullarını da yaşıyor.
Tanımı gereği taban ücret olarak çok az bir kesimi kapsaması gereken asgari ücret, Türkiye’de ortalama ücret haline geldi. DİSK–AR’ın (DİSK Araştırma Merkezi) 2025 verilerine göre, çalışanların yüzde 46,7’sı (8 milyon 359 bin işçi) 28 bin 75 liralık asgari ücret ve altındaki bir ücretle çalışıyor.
Yine DİSK–AR’ın verilerine göre, Türkiye'de çalışanların yaklaşık yüzde 62,5'i (nerdeyse üçte ikisi) asgari ücretin bir miktar altı ile yüzde 20 fazlasına kadar bir aralıkta ücret alıyor.
Emekliler ise, daha perişan. En düşük emekli aylığı 20 bin lira, ortalama emekli maaşı da 23 bin 500 lira. Yani, emekli aylığı, asgari ücretin bile altındadır. 2 milyonu kayıtlı, 2,5 milyonu da kayıtsız olmak üzere yaklaşık 5 milyon emekli, düşük aylıkları nedeniyle çalışmak zorunda kalıyor.
Açlık ve yoksulluk sınırını söz ettiğimizde durum daha vahimdir. BİSAM'ın (Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi) Nisan 2026 raporuna göre, dört kişilik bir ailenin asgari gıda harcamasını oluşturan açlık sınırı 33 bin 369 TL, asgari geçim harcamasını oluşturan yoksulluk sınırı ise 109 bin 623 TL'ye yükselmiş durumdadır.
İşçilerin ağırlıklı olarak çalıştığı büyük şehirlerde ise kiralar, 30 bin lira ve üstünde seyrediyor. Bu koşullarda işçiler, emekçiler ve emekliler açısından geçinebilmek çok zor hale geliyor.
Emek kesiminin çalışma hayatında yaşadığı diğer önemli bir sorun da, iş kazaları ya da daha net ifadeyle iş cinayetleridir. 74 yaşında çalışmak zorunda olan Ökkeş Erol ismindeki bir emekli, 16 Nisan 2026 günü Tekirdağ’da bir iş cinayetinde hayatını kaybetti. Türkiye'de iş kazaları sonucu günde ortalama 4 ila 6 işçi hayatını kaybediyor.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre, 2025 yılında en az 2 bin 105 işçinin ölümü, günde yaklaşık 6 kişinin çalışırken hayatını kaybettiğini gösteriyor. Cinayet diyebileceğimiz bu ölümlü iş kazalarının büyük bir bölümü önlenebilir niteliktedir.
Güvencesiz çalışma, sendikalaşma nedeniyle işten atılma, toplu sözleşme ve grev haklarının uygulanmaması, çalışma saatlerini uzunluğu, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, işyerlerinde mobbing (psikolojik taciz/bezdirme), kıdem tazminatı ödememek için işçiyi 11 ay çalıştırıp işten çıkarma gibi sorunlar da söz konusudur.
Tabii son zamanlarda ciddi eylemlere de yol açan çok önemli bir sorun da, çalışanların ücretlerinin aylarca ödenmemesidir. Nitekim son olarak Doruk Madencilik işçileri, 5 aydır ücretleri ve diğer........
