menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sürece de mutlak butlan gelir mi?

58 0
03.06.2026

Karar okurları ve genel muhalif kitle süreçten bahsedilmesinden pek hoşlanmıyor.

Bu kadar berbat şey olurken iktidarın pozitif bir gündemle bir iş yapmasından memnun olmayanlar, bunun olmayacağını düşünenler, bunun olmamasını isteyenler ve bunun olmamasını dileyenler gibi çeşitli türleri var bu tepkilerin…

Tabii ki bu şartlar rağmen sürece şans tanıyan ya da destek veren herkesin iktidarın bütün yapıp ettiklerinin destekçisi olduğunu düşünüyorlar.

Duyguların akla galebe çaldığı, neden sonuç ilişkilerine bakmayan reaksiyoner bir tepki bu.

CHP’ye mutlak butlan kararı sonrası bu tepki bulduğu ahlaki üstünlükle daha yüksek sesle dillendiriliyor.

“CHP’ye bu yapılırken ne çözümü, ne barışı, ne süreci” deniyor.

En son CHP sözcüsü Zeynel Emre, İrfan Aktan’ın yayınında “Çözüm süreci mutlak butlan kararıyla çöpe atılmıştır” dedi.

T24’de Oya Baydar, Öcalan ve Kılıçdaroğlu’nun yanyana fotoğraflarının konduğu yazısında Kürt hareketinin Öcalan, CHP’nin de Kılıçdaroğlu ile devlete eklemlendiğini, muhalefetin pasifize edildiğini yazdı.

Ama aynı gün Erdoğan “Terörsüz Türkiye konusunda kaybedecek vaktimiz yok” dedi. Bayramda da İmralı Heyeti’nden Pervin Buldan, 7-8 maddelik yasanın Meclis’e geleceğini açıklamıştı.

Dün Türkiye gazetesi yasanın 15 Temmuz’da Meclis kapanmadan çıkarılacağını yazdı.

Demek ki süreç çöpe atılmamış!

Peki nasıl oluyor da aynı anda İmamoğlu’nu hapse atan, CHP’yi mutlak butlanla bölen muhalefete ve hukuka tahammülsüz bir iktidar ülkenin en temel sorununu çözmek için adım atıyor?

Haklı tarafları olan bir şüphecilik bu.

Ama bu şüpheciliğin arkasında çözüm, barış meselesiyle ilgili yanlış anlamalar ve yanlış kanaatler var.

Birincisi barış ve çözüm kavramlarına yüklenen taşıyamayacakları ulvi anlamlar…

Kürt sorununu ya da PKK sorununu çözmek, terörsüz Türkiye ya da barış süreci adına ne derseniz deyin bu bazılarının yıllardır abartılı bir aktivist yorumla inandıkları gibi Türkiye’nin bütün sorunlarının merkezinde değil, onu çözmek ülkedeki bütün sorunları çözmez, çözemez, çözmeyecek de.

Barış, silahları bırakmak ulvi kavramlar ama bunlar demokrasi, hukuk devleti ve ifade hürriyetiyle doğrudan bağlantılı, paralel ya da öncelik ve sonralık ilişkisine sahip olan kavramlar değiller.

Tabii ki bir toplumun refahı, huzuru ve iç barışı hukuk devleti, özgürlükler olmadan olmaz.

Ama silahları ortadan kaldırmanın başka dinamikleri var.

Çünkü silahla hak arama, gerillacılık, illgalite; bir........

© Serbestiyet