menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Esas soru; neden böyle biri siyasette?

126 0
17.05.2026

Belediye başkanları tutuklanıyor, hapisten çıkmak isteyenler itirafçı oluyor, hapse girmek istemeyenler parti değiştiriyor…

CHP, Türkiye siyasi tarihinin en ciddi siyasi baskısı altında.

Bu tabii herkes ak pak demek değil. Türkiye’de hangi partiyi sıksan çıkacak bütün cerahat da boşalıyor.

En zayıf halkalar ise her zaman olduğu siyasetteki ana motivasyonu güç olan güç simsarları.

Ama halklardan biri o kadar zayıf ki…

Ankara’da bir otel odasında Müslüm Gündüz vari bir baskınla belediye çalışanı genç bir kadınla basıldığından beri CHP’nin başındaki en büyük belaya dönüşen tutuklu eski CHP’li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım.

2015-2023 arası üç dönem milletvekilliği yapmış, 2024’de Uşak’ta CHP’ye ilk kez belediye başkanlığı kazandırmış Yalım, güçlü ilişkileri yüzünden partinin disiplin kurulu tarafından bile zor bela ihraç edilebildi.

Anlaşılan bunu ihanet olarak gördü ve diğer bütün etkin pişmanlardan daha öfkeli bir şekilde üç farklı etkin pişmanlık ifadesi verdi, sadece verdiği paraları anlatmadı, bütün yazışma arşivini de mahkemeye açtı, günlerdir oradan medyaya WP capsleri servis ediliyor.

Anlattıklarının içeriğinden çok daha ciddi mesele şu sorunun cevabı: Böyle bir profilin siyasette ne işi var?

Özkan Yalım, Uşak’ın yurtdışına çok göç vermiş yoksul ve küçük ilçelerinden Sivaslı’da bir köyde doğmuş.

(Adı muhtemelen yakınlardaki antik Sebaste şehrinden geliyor ama Sivaslı birinin yaptığı kervansaraydan geliyor hikayesi de var etnik saflık tutkunları için)

1990 yılında turist olarak Belçika’ya giden Yalım, burada çalışma hayatına temizlik işçiliği ve şoförlük yaparak başlamış.

Bu yüzden biyografisine göre Fransızca biliyor.

Resmi hikayeye göre Yalım, temizlik işçiliğinden girişimciliğe geçiş yapmış, iki araçla başlattığı nakliye işini büyüterek bir TIR filosuna dönüştürmüş.

Belçika’daki Türklerin bir haber sitesine göre ise hikaye o kadar da başarı öyküleri podcastlerinde anlatılacak türden olmayabilir:

“Özkan Yalım’ın Belçika’da bulunduğu dönemlerde yaptığı bazı alım satım işlerinde yakın dostlarını dolandırdığı zaman zaman gündeme gelmiş hatta Brüksel sokaklarında fiziki çatışma boyutuna dönüşmüştü.”

Belçika’da Yalım’ın şirket ofisinin basıldığı ve şirket müdürünün silahla yaralandığı da iddia ediliyor.

Yalım’ın bildiği ikinci dil Bulgarca. Bulgaristan göçmeni de değil.

O da hayatının ikinci dönemecine denk geliyor.

2007 yılında Bulgaristan’ın Avrupa Birliği’ne katılmasıyla Yalım, tır filosunu Bulgaristan’da kurduğu şirketle genişletmiş.

İfadesinden yurtdışında şirketlerinin farklı isimler üzerine kayıtlı olduğunu öğreniyoruz:

“Benim şahsım adıma kayıtlı Bulgaristan’da lojistik alanında faaliyet gösteren bir şirketim bulunmaktadır. Yine Almanya’da faaliyet gösteren lojistik adına faaliyet gösteren şirketim P hissesi benimdir, ancak şirketin tamamı Bulgaristan’daki işletmemde geçmişte yönetici olarak çalışan R. isimli şahsın adına kayıtlıdır. Bulgaristan’da yine şahsıma ait olan ancak C. A. adına kayıtlı 3 işletmem daha bulunmaktaydı. Ancak şuan 1 tanesi aktiftir. Bu şirket lojistik, muayene ve araç yıkama konusunda faaliyet göstermektedir.”

2008 yılından itibaren Türkiye’de, özellikle memleketi Uşak’ın Sivaslı ilçesinde yatırımlar yapmaya başlamış. Bir anda ortaya çıkan, kimsenin pek tanımadığı Yalım gayrimenkuller satın almış. Bu kapsamda ilk olarak bir akaryakıt istasyonu açmış.

Çok örnek bir işadamı olduğu iddia edilemez.

Henüz siyasete girmeden önce Uşak yerel medyasında çıkan bir haberden okuyalım:

“Yalım Grubu’na ait ekipler ve iş makinaları, mülkiyeti Özkan Yalım’a ait olan ancak Anadolu Ulaşım’ın kiralık olarak işlettiği petrol istasyonuna sabah saatlerinde iş makinaları ile girdi, Anadolu Ulaşım ve Yalım grubu ekipleri arasında gergin........

© Serbestiyet