Avrupa, Ukrayna’da Rusya ile savaşı göze alacak mı?
“Savaşta bütün gecikmeler tehlikelidir.”— John Dryden
Ukrayna, bağımsızlığının 35. yılını 24 Ağustos’ta Kiev’de siren sesleri altında kutladı. Başkentte Avrupalı liderler, ABD’den isimler, bürokratlar ve sivil toplum temsilcileri vardı.
Verilen mesaj ortaktı: Ukrayna yalnız bırakılmayacak.
Avrupalı liderler artık Ukrayna’ya desteği sadece işgale uğramış bir ülkeyle dayanışma olarak tarif etmiyor. Ukrayna’nın savunulmasını Avrupa’nın güvenliği ve geleceğinin bir parçası olarak görüyorlar.
Bu söylem değişikliği önemli.
Çünkü savaş dört buçuk yıla yaklaşırken artık sorulması gereken soru yalnızca “Avrupa Ukrayna’ya ne kadar yardım edecek?” değil.
Avrupa, Ukrayna için Rusya ile savaşı göze alacak mı?
Savaşın bedeli büyüyor
Ukrayna savaşı çoktan Avrupa’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük askeri krizlerinden birine dönüştü.
ABD merkezli CSIS’in Rusya’nın Ukrayna’daki yıpratma savaşını inceleyen çalışmasına göre Rus ordusunun Şubat 2022’den bu yana ölü, yaralı ve kayıplarla birlikte personel kaybı bir milyonun üzerine çıktı. Ukrayna’nın kayıpları da yüz binlerle ifade ediliyor.
Fakat savaşın bilançosu artık yalnızca cephede ölen askerlerle ölçülemiyor.
Elektrik santralleri, petrol tesisleri, fabrikalar, limanlar, depolar, lojistik merkezleri ve tedarik zincirleri savaşın parçası haline geldi.
Ukrayna bir süredir Rusya’nın petrol ve lojistik altyapısına yönelik saldırılarını artırıyor. Rusya ise buna çok daha büyük bir ateş gücüyle Ukrayna’nın şehirlerini ve ekonomik altyapısını hedef alarak karşılık veriyor.
28 Ağustos’ta Kiev’e yönelik ağır saldırılar bunun son örneklerinden biri oldu.
Savaşın başlarında nispeten güvenli kabul edilen Kiev ve çevresindeki işletmeler, depolar ve lojistik merkezleri de artık saldırıların hedefinde.
Bir depo vurulduğunda yalnızca bir bina yıkılmıyor.
Binlerce insanın işi, maaşı, bir şirketin tedarik ağı, devletin vergi geliri ve yüzlerce mağazanın raflarına ulaşacak ürünler de ortadan kalkıyor.
Bu yüzden yaklaşan kış, Ukrayna için savaşın en zor kışlarından biri olabilir.
Elektrik, ısınma, sağlık hizmetleri ve gıda tedariki konusunda ciddi endişeler var.
Enerji kesintileri nedeniyle jeneratörler, inverter sistemleri, yedek aküler ve taşınabilir güç istasyonları Ukrayna’da günlük hayatın olağan parçalarına dönüştü.
Yerinden edilmiş insanlar, emekliler ve kalabalık aileler ise yardım merkezlerinden aldıkları bakliyat, konserve, yağ ve şeker gibi temel ürünlerle yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.
Savaş artık cepheden kilometrelerce uzakta yaşayan insanların mutfağına........
