menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay zekâya Nolan direniyor, Hollywood beyaz bayrak yolunda.

37 0
18.07.2026

Christopher Nolan’ın Homeros’un destanından uyarladığı The Odyssey bu hafta vizyona giriyor. Çekimlerini dijital efekt yerine gerçek mekânlarda, 70 milimetrelik film üzerine yapan sinemanın son büyük zanaatkârının, yapay zekânın stüdyoları bastığı bir yazda üç bin yıllık bir insan hikâyesine sarılması tesadüf olmasa gerek.

Üstelik o destanın ders kitaplarına girmiş hilesi, bugünlerde Hollywood’da yeniden sahneleniyor: Truva’yı surlar değil, kapıdan içeri kendi elleriyle aldıkları at düşürdü. Hollywood da seksen küsur yıldır atı hep kendi eliyle içeri taşıdı.

İlk atı Walt Disney aldı. Mickey Mouse’u Sihirbazın Çırağı rolüne soktuğu 1940 yapımı Fantasia’da Mickey, ustasının şapkasını gizlice takar, süpürgeye hayat verir, işlerini ona gördürür. Süpürge önce itaatkârdır; sonra çoğalır, kontrolden çıkar ve evi basar. Kaderin cilvesine bakın ki o filmin ses sistemi, Palo Alto’da bir garajda kurulmuş iki kişilik minicik bir şirketin ürettiği ses osilatörleriyle test edilmişti. Şirketin adı Hewlett-Packard’dı ve Disney, HP’nin ilk büyük müşterisiydi. Şirket, Stanford Üniversitesi’nden iki öğrenci tarafından hocaları Frederick Terman’ın teşvikiyle kurulmuştu. Birçok kişiye göre bu olay Silikon Vadisi’nin başlangıcı sayılır.

Yani Hollywood, süpürgeye hayat veren eldi. Seksen küsur yıl sonra ise süpürgelerin evi bastığı süreci yaşıyoruz.

Bugün film endüstrisi için tablo net: Teknoloji artık hem stüdyo, hem dağıtımcı, hem de potansiyel ikame. Başlangıçta Hollywood vadinin ilk müşterisiydi; bugün vadi, Hollywood’un fiilen sahibi olma yolunda.

Tarih şeridi fim şeridi gibi. 1878’de demiryollarından zenginleşmiş eski Kaliforniya Valisi Leland Stanford, Palo Alto’daki çiftliğinde fotoğrafçı Eadweard Muybridge’e koşan bir atı ardışık karelerle çektirdi; hareketli görüntü, yani sinema fikri, Hollywood henüz portakal bahçesiyken vadinin kalbinde doğdu. Stanford 1884’te çıktığı seyahatte oğlunu kaybetti; akabinde 1885’te aynı çiftlikte, oğlunun adını taşıyan Stanford Üniversitesi’ni kurdu.

1900’lerin başında elektronik çağını açan vakum tüpünün mucidi Lee de Forest, icadını vadideki şirketiyle sesli filme koştu. 1939’da HP’nin ilk ürününü Disney satın aldı. 1947’de şovmen Bing Crosby, radyo programlarını banda almak için Ampex’in kayıt teknolojisine yatırım yaptı; o şirket 1956’da televizyonu değiştiren video kaydını icat etti; aynı laboratuvardan çıkan Ray........

© Serbestiyet