menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Futbolun yeni aklı: İngiltere-Norveç maçı bize ne anlattı?

28 0
12.07.2026

Skor tabelası İngiltere’nin uzatmalarda aldığı 2-1’lik galibiyeti yazdı. Fakat maçın anlattığı hikâye, sonuçtan daha derindi. Çünkü sahada iki farklı futbol kültürü vardı. Biri topa sahip olarak rakibini yormaya çalışan, oyunu sürekli yeniden kuran bir organizasyondu; diğeri ise alanı savunarak doğru anı bekleyen, geçiş hücumlarını silaha dönüştüren sabırlı bir yapıydı.

İngiltere, topun yaklaşık yüzde 63’ünü kullanırken rakibini pas trafiğiyle yönlendirmeye çalıştı. Bu sahip olma oranı, eski futbol anlayışındaki gibi estetik bir tercih değildi. Top, artık oyunun temposunu belirleyen stratejik bir araç. Rakip koşuyor, yoruluyor, bloklar arasında birkaç metrelik boşluklar oluşuyor ve maçın kaderi çoğu zaman o birkaç metre içinde yazılıyor.

Thomas Tuchel’in oyun anlayışı da tam olarak buna dayanıyor. Geriden kontrollü çıkışlar, merkezde çoğalan pas üçgenleri ve özellikle Jude Bellingham’ın ikinci bölgeden üçüncü bölgeye yaptığı koşular, Norveç savunmasının sürekli karar vermesini zorladı. Kanat oyuncuları çizgiyi sonuna kadar kullanırken bekler iç koridorlara yaklaşarak rakip savunmanın yatay dengesini bozdu. Bu, göze hoş görünmek için kurulmuş bir düzen değildi; rakibin savunma reflekslerini yavaşlatmayı hedefleyen hesaplı bir organizasyondu.

Norveç ise turnuva boyunca yaptığı gibi topu rakibine bırakarak oyunun kontrolünü tamamen teslim etmedi. Savunmasını çoğu zaman alçak blokta kurdu; fakat bu durağan bir savunma değildi. Top kenara gittiğinde blok genişledi, merkez tehdit altına girdiğinde yeniden daraldı. Özellikle ceza sahasının önündeki yarı alanları kapatma konusundaki disiplinleri, İngiltere’nin uzun süre net pozisyon üretmesini engelledi.

Modern futbolda savunma artık geriye çekilmek anlamına gelmiyor. Savunma, rakibin kararlarını yönetme sanatına dönüşüyor. Norveç bunu büyük........

© Serbestiyet