Kaybetmeyi Bilmeyen Nesil
Bir zamanlar çocuklara düşerse kalkması öğretilirdi. Dizleri yara olurdu, ağlardı,
sonra yeniden koşardı. Çünkü hayatın içinde kaybetmek de vardı. Şimdi ise çocukların
düşmemesi için etrafına görünmez yastıklar koyuyoruz. Üzülmesin diye koruyor, başarısız
olmasın diye önünü açıyor, kaybetmesin diye sürekli destekliyoruz. Sonra da en küçük
yenilgide neden dağıldıklarını anlamaya çalışıyoruz.
Belki de bu neslin en büyük problemi başarısız olmak değil; başarısızlıkla hiç
Bugün birçok genç kaybetmeyi bilmiyor. Çünkü herkesin kazandığı bir düzende
büyüdüler. Her çocuğa madalya verildi, her başarı abartıldı, her hata görmezden gelindi.
Kimse “olmadı” demedi. Oysa hayat, herkese alkış tutan bir sahne........
