Şükür iyiyim
Genç yaşta evlenip evimize taşındıktan sonra uzunca süre bitişik dairedeki komşularla ilişkim selamlaşıp hal hatır sormaktan öteye gitmedi. Dışarı çıktıklarını, anahtar sesinden anlardım. Çift kilitli daire kapısı kapandığında anahtar her kilit için üç kere döner, metalik bir ses koridorda yankılanırdı. Banka kasa dairelerinin demir kapılarının açılıp kapanması gibi bir his uyandırırdı. Birkaç dakika süren ‘açma-kapama’ ritüeli merdiven basamaklarındaki ayak sesleriyle son bulurdu.
Biz ise kapıyı çeker giderdik. Ne tek ne de çift kilit kullanma gereksinimi duyardık. Yirmili yaşların başlarındaydım o zaman...
Aradan bir sene geçip ‘sosyal kelebek’ evresine girdiğimde, bitişik dairede yaşayan Eti ve Jak Telvi ile yakınlaşmaya başladık. Ve hayatta oldukları süre içinde iki yetişkinden öte abla-ağabey misali ailemizin bir parçası oldular. İyi günleri, zor zamanları........
