menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sosyal güven(sizlik) ve destek ekonomisi

15 0
14.01.2026

Son dönemde özellikle, ikinci kitabım ‘Bir Büyüdür Yaşam’ın yayınlanmasından sonra kitapla ilgili yaptığım söyleşilerde sık sık karşılaştığım bir soru var: “Karanlıklarını da aydınlıkların kadar paylaşabilir misin?”
Uzun yıllardır, hayatta duruşum -ve dolayısıyla yazılarımın içeriği- olanı da olmayanı da olduğu gibi görüp, yaşanılanın ya da yaşanılmayanın içindeki güzelliği yakalama çabası üzerine kurulu. Bu süreçte dünyaya gerçekçi bir yerden bakıp duruma göre olabilecek en iyi şekilde pozisyonlanma kasımı bir miktar geliştirdiğimi söyleyebilirim. Böyle bir bakış yaşamın her haliyle kutlanmayı ve kutsanmayı hakkettiği inancımla birleştiğinde yazılarımda da sosyal medya içeriklerimde de aydınlık bir yüz öne çıkıyor. Karanlıklarımı paylaşmadığım algısı da buradan doğuyor sanıyorum. Güzeli ve iyiyi yücelten yanım, karanlığımdan çok o karanlıktan çıkış için aldığım pozisyona odaklanıyor. Soruna değil, çözüme yöneliyor.

Bu soruyla çok sık karşılaşmaya başladığım için geçtiğimiz hafta bana göre çok da ciddi olmayan tıbbi bir durumumu paylaştım sosyal medyada. Parmağımı arı sokmuş, akabinde elim fazlasıyla şişince kendimi acilde bulmuştum. Bu paylaşım tanıdık tanımadık yüzlerce kişiden geçmiş olsun mesajlarının akmasına neden oldu. Bu arada bundan birkaç gün önce yeni bir projeyi paylaşmıştım. Üzerinde imzası olan arkadaşlarımla beni aşırı heyecanlandıran projeye gelen tepkiler görece daha azdı.

Haliyle kafamda bir soru dönmeye başladı: İnsanlık olarak “geçmiş olsun” veya “başın sağ olsun” demekte üzerimize yok. Bir trajedi anında tanımadığımız birine bile el uzatmakta tereddüt etmiyoruz. Peki, neden konu birinin heyecanla paylaştığı yeni bir işini, projesini veya başarısını desteklemeye gelince parmaklarımız ekranda donup kalıyor? Neden “doğum günün kutlu olsun” yazmak, “yaptığın bu iş harika, çünkü….” yazmaktan daha kolay? Zaman ayırıp o işi inceleyip “Bu arkadaş........

© Şalom