Epstein'ciler ve Kur'an'ın ikazı
Tekvîr Suresi, Kur’an’ın kıyamet sahnelerini en çarpıcı, en sarsıcı imgelerle gözler önüne seren metinlerinden biridir. Ancak bu sure yalnızca “gelecekte olacak büyük bir yıkımı” anlatmaz; aynı zamanda insanın bugün yaşadığı dünyaya, bilimine, toplumsal düzenine ve psikolojisine yönelik derin mesajlar taşır. Modern bilim, sosyoloji ve psikoloji açısından bakıldığında Tekvîr, insanı merkeze alan fakat insanı mutlaklaştırmayan bir kozmik bilinç inşa eder.
Sure, güneşin dürülmesi, yıldızların dökülmesi, dağların yürütülmesi gibi sahnelerle başlar. Bu ifadeler, modern kozmoloji açısından evrenin mutlak ve değişmez olmadığını güçlü bir biçimde vurgular. Bugün bilim, yıldızların doğduğunu ve öldüğünü, güneşlerin enerjisini tüketip sönmeye mahkûm olduğunu, dağların bile tektonik hareketlerle yer değiştirdiğini kabul etmektedir. Kur’an’ın dili bilimsel bir formül dili değildir; fakat evrenin statik değil dinamik, düzenli ama geçici olduğunu asırlar öncesinden insanın zihnine yerleştirir. Bu, modern bilimin ulaştığı “evrenin sonu” fikriyle derin bir paralellik taşır. Tekvîr, insanı, bilimsel ilerlemenin verdiği güç sarhoşluğundan uyandırarak, “evrenin efendisi değil, misafiri” olduğunu hatırlatır.
Surede özellikle dikkat çeken imgelerden biri, “gebe develerin salıverilmesi”dir. Cahiliye Arap toplumunda en değerli servet sayılan gebe develer, hayatın ve ekonominin temsiliydi. Kıyamet anında onların bile terk edilmesi, sosyolojik açıdan çok güçlü bir mesajdır: İnsan, en çok değer verdiği şeyleri bile bir anda anlamsız bulacağı bir gerçekle yüzleşecektir. Bu, modern toplum için mal, kariyer, statü ve güç anlamına gelir. Tekvîr, insanın kutsallaştırdığı her şeyin bir gün değersizleşeceğini söyler. Sosyoloji diliyle ifade edersek: Toplumsal hiyerarşiler, ekonomik düzenler ve güç ilişkileri mutlak değil, geçicidir.
Vahşi hayvanların toplanması ve denizlerin kaynatılması gibi ifadeler, sadece fiziksel bir kaosu değil, ekolojik ve kozmik dengenin bozulmasını da çağrıştırır. Bugün insan eliyle bozulan doğa, iklim krizleri,........
