menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaştan mizaha; insanız işte!

17 0
02.06.2026

Ölümden ve ayrılıktan sonra dünyanın tartışmasız en kötü şeyi ‘savaş’. Adımda onu taşımama rağmen böyle düşünüyorum.

Tartışmasız en feci insan ürünü o ve ayrılık da ölüm de en çok onda gizli...

Yarattığı yıkımı, alt üst ettiği hayatları, alıp götürdüklerini düşününce bundan en ufak bir kuşku duymuyorum. Tarihe geçmiş en büyük savaş ustalarından biri ‘Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir’ diyor. Bir başka bilge insan ‘Savaşın kazananı yoktur; sadece biraz daha az kaybedeni vardır’ diyor, düşünsenize…

Ama hayatı yaşanılabilir kılan şeylerden biri mizahtır ve o, savaşın içinde bile var:

Rum radyoları günlerdir nihavend makamında bir Türkçe şarkıyı, ‘Bekledim de gelmedin’i çalıyordu.

Rumlar, bu yolla Türklerle dalga geçiyorlardı.

20 Temmuz sabahı gün ağarırken Lefkoşa semalarında Türk paraşütçüleri gören Rauf Denktaş, arkadaşlarına sarıldı ve gözyaşları içinde ‘Yağmur gibi indiler, en mutlu günüm bugündür’ dedi.

Türk askeri Kıbrıs topraklarına inerken radyolarda bu kez rast makamında bir Türkçe şarkı çalıyordu. O şarkıyı herhalde tahmin edersiniz:

Bu kadar yürekten çağırma beni,

Bir gece ansızın gelebilirim…”

Daha eskiye ve daha uzaklara gidelim:

“2.Dünya Savaşında ölen en yüksek rütbeli müttefik askeri, Amerikalı Korgeneral Lesley McNair’di.

Ve o, Amerikan Hava Kuvvetleri tarafından bir hesap hatası sonucu öldürülmüştü. Savaş sürerken Almanlar bu trajediyi kolayca mizah unsuruna dönüştürdüler ve psikolojik harp içerisinde iki yönlü kullandılar: Alman toplumunun moralini yükseltmek için ve müttefiklerin moralini çökertmek için…

Yine 2.Dünya Savaşı dönemi…

Tam da Pearl Harbour baskınının olduğu dönemde, Amerikan Donanma Komutanlığının adı........

© Pusula Gazetesi