HİCRETİN ÜZERİNE ÖRÜLEN ÖRÜMCEK AĞLARI…
Hicret denildiğinde zihnimizde Sevr Mağarası, mağaranın girişine ağ ören örümcekler, yuva yapan güvercinler, anlatılan diğer mucizeler canlanır. Oysa zihinlerimiz bu ayrıntılarla meşgul edilirken, Hicret'in insanlığa bıraktığı mesajların üzeri adeta örümcek ağlarıyla örtülmektedir.
Hâlbuki Hicret, gerçekleştiği günlerde taşıdığı anlam kadar, hatta belki daha fazla, bugün verdiği mesajlarla önemlidir.
Hicreti anlamak istiyorsak; Peygamber Efendimizle birlikte yola çıkanları, ölümü göze alarak Mekke'de kalan Hz. Ali'yi, mallarını, evlerini, servetlerini, makamlarını, ailelerini ve alıştıkları hayatı geride bırakan muhacirleri anlamaya çalışmalıyız. Onların ne uğruna fedakârlık yaptıklarını, hangi inanç ve hangi kararlılıkla yollara düştüklerini idrak etmeliyiz.
Çünkü Hicret; dünyayı kazanmak için dinden, ahlâktan ve hakikatten taviz vermenin değil, dini ve ahlâkı yaşayabilmek uğruna dünyalık nimetlerden vazgeçebilmenin adıdır. Makamı, serveti ve konforu büyütmek için değil; gerektiğinde bunları terk ederek Allah'ın rızasına yürüyebilmenin adıdır.
Hicret aynı zamanda liyakatin ve ehliyetin mesajıdır.
Peygamber Efendimiz, insanlık tarihinin en önemli yolculuklarından birine çıkarken bizdendir diye bir yakınını........
