menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kutsalını Kaybeden İnsan

20 0
10.07.2026

Son yıllarda dünyanın birçok yerinde ve ülkemizde dinî değerlere, kutsallara ve inançlı insanların en hassas kabul ettiği değerlere yönelik hakaretlerin arttığına şahit oluyoruz. Kimi zaman bir tiyatro sahnesinde, kimi zaman bir stand-up gösterisinde, kimi zaman sosyal medyada, kimi zaman da sanat adı altında yapılan bazı çalışmalarla kutsal değerler alay konusu hâline getirilebiliyor.

Bu olaylar yaşandığında tartışma çoğu zaman aynı noktaya geliyor: "Bu ifade özgürlüğü müdür, yoksa kutsala hakaret mi?"

İnsan yalnızca ekmekle yaşayan bir varlık değildir. Onun hayatını anlamlı kılan; inandığı değerler, uğruna fedakârlık yaptığı ilkeler ve kutsal kabul ettiği hakikatlerdir. Kutsalın tamamen yok sayıldığı bir toplumda ise geriye çoğu zaman güç, haz ve çıkar kalır. Böyle bir zeminde alay etmek zekâ, hakaret ise cesaret gibi sunulmaya başlanabilir.

Ama ben meselenin bir başka yönüne daha dikkat çekmek istiyorum.

Bugün yalnızca fikirlerin değil, dikkatin de rekabet ettiği bir çağda yaşıyoruz. Sosyal medya platformları, dijital yayınlar ve sürekli yenilenen gündem, görünür olmayı her zamankinden daha önemli hâle getirmiştir. Artık birçok kişi için en değerli sermaye bilgi değil; insanların dikkatini üzerine çekebilmektir.

Psikoloji bize önemli bir gerçeği göstermektedir. İnsan beyni, olağan ve sakin olaylardan çok; sıra dışı, çatışmalı ve sarsıcı olaylara yönelmeye........

© Pusula Gazetesi