menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çalışarak Dinlenenlerin Sessiz Dünyası

13 0
24.04.2026

Bazı insanlar vardır bir odaya girdiklerinde yalnızca kendileriyle değil biriktirdikleri zamanla, sakladıkları hatıralarla, özenle korudukları ayrıntılarla da karşılaşırsınız. Prof. Dr. Ahmet Nezih Kök de benim için tam olarak böyle bir isim oldu. Onun üniversitedeki odasına adım attığınız anda, insan kendini sadece bir akademisyenin çalışma alanında değil aynı zamanda hafızanın, emeğin, sabrın ve inceliğin kurduğu özel bir dünyada hissediyor. Oda adeta bir sergi gibi ama müzelerdeki gibi soğuk ve mesafeli değil. Bilakis insanın içine işleyen, geçmişiyle konuşuyormuş hissi veren, sıcak, zarif ve derinlikli bir dünya… Kibrit koleksiyonları, pul arşivleri, kartvizitler, otel kartları, çocuklarının ve ailesinin fotoğraflarından oluşan kronolojik bir hatıra düzeni… Her biri yalnızca bir nesne değil yaşanmışlığın, dikkatle korunmuş bir ömrün sessiz tanıkları gibi.

Beni asıl etkileyen ise bu odanın yalnızca bir koleksiyon alanı olmamasıydı. Orası aynı zamanda bir hayat felsefesinin görünür hâle gelmiş şekliydi. “Her zaman çalışarak dinleniyorum” düşüncesi, bugün pek çok kişiye garip gelir. İnsanlar çoğu zaman dinlenmeyi ancak hayattan ve uğraştan uzaklaşmakla açıklar. Oysa bazı ruhlar için çalışma, yalnızca bir mecburiyet değil aynı zamanda huzurun, toparlanmanın, iç dengeyi bulmanın da yoludur. Ben bu düşünceye hep yakın oldum. Fakat çoğu zaman bunun çevremde yadırgandığını da gördüm. İşte Prof.Dr. Ahmet Nezih Kök, bu düşünceme........

© Pusula Gazetesi