At İzinin “AI” İzine Karışması: Akademide Yapay Zekâ Kullanımı
At İzinin “AI” İzine Karışması: Akademide Yapay Zekâ Kullanımı
At İzinin “AI” İzine Karışması: Akademide Yapay Zekâ Kullanımı
Yapay zekâ yayılımın dikkat çekici tarafı, teknolojik bir yenilik olmanın ötesinde, insanın üretme, düşünme ve ifade etme biçimlerini yeniden tanımlayan bir kırılma yaratmasıdır. Yapay zekâ, bir “yardımcı”dan ziyade, akademik üretimin görünmez bir ortağına dönüşmektedir. Akademide at izi gerçek anlamda “AI” izine karışmış durumdadır.
Geçtiğimiz on yıl içerisinde büyük dil modellerinin gelişimi; yapay zekâ destekli araçların yayılımını ve hayatın pek çok alanındaki kullanımını da beraberinde getirmiştir. Bu yayılımın dikkat çekici tarafı, teknolojik bir yenilik olmanın ötesinde, insanın üretme, düşünme ve ifade etme biçimlerini yeniden tanımlayan bir kırılma yaratmasıdır. Uzun yıllar boyunca bilgisayarlar ile sayısal girdiler üzerinden iletişim kuran insanlık, ilk kez büyük dil modelleri ile birlikte söz konusu sayısal girdileri sosyal dil kullanımlarıyla paketlemiş; görünürde insan dilinde fakat arka planında sayısal verileri birbirleriyle eşleyen son derece sofistike bir işleyiş ile bilgisayar sistemlerine insansı bir kabiliyet atfedebilmiştir. Bu durum, “makine dili” ile “insan dili” arasındaki sınırın pratikte bulanıklaşmasına yol açmıştır. Geliştirilen sistemin çok yönlü istemlere dönüş yapabilmesi ve farklı konular özelinde çıktılar sağlayabilmesi ise sistemin sanal veya basılı ortamlarda bulunan sonsuz sayıda veri kümesinden faydalanması ve öğrendiği verileri orantısal hesaplamalarla rasyonel cevaplara dönüştürebilme yetisinde yatmaktadır.
Aynı sistemle çalışan ChatGPT, Gemini, DeepSeek ve Copilot gibi büyük dil modelleri; geçtiğimiz on yıl içerisinde yalnızca profesyonel hayattaki sektörel süreçlerde değil, başarının yazılı performansa dayandığı eğitim alanında da son derece aktif kullanılmaktadır. Öyle ki söz konusu büyük dil modelleri, yükseköğrenim kademesinde salt öğrenci özelinde kullanılan araçlar olmaktan ziyade en az öğrenciler kadar akademik personelin de güdümündeki bir imkân hâline gelmiştir. Esasında öğrencilerin bu araçları yalnızca sınava hazırlık, özet ve ödev gibi dönem içi faaliyetlerde kullandığını göz önüne alırsak; iş tanımı yalnızca öğretim ile........
