menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Beraber çözüm için uzlaşı lazım…’

2 0
latest

Dünyada yaşanan jeopolitik risklerle birlikte ekonomik hesapların hepsi yeniden masaya yatırılıyor ve yeniden kurgulanıyor. Buna büyüme tahminlerinden enflasyon öngörülerine, emtia piyasası temelli maliyetlerden faiz kararlarına kadar tümünü katmak mümkün.

Aslında iktisat da tam böyle bir şey. Yıllardır anlatılan bir hikâye vardır. Üniversitede final zamanı tüm hocalar harıl harıl soru hazırlarken, iktisatçılar ağaç altında yatıp, keyif yapıyorlarmış.

Bu işe diğer hocalar çok bozulmuş ve neden çalışmadıklarını sormuşlar. İktisatçıların yanıtı şu olmuş: Biz her sene aynı soruyu sorarız ama yanıtı başkadır. Aslında ders niteliğinde bir teşbihten söz ediyoruz.

Ekonomi gerçekten dinamik bir başlıktır ve kimi zaman rutin gelişmeler üzerine kurgularsınız, kimi zaman da değişen dinamikler dünün doğrusunu, bugünün yanlışı ya da tam tersini önünüze getirebilir.

Şimdi ister bu örnekte, isterseniz de yaşananlar temelinde konuşun, koşulların tekrar değerlendirilmesine gerek olduğunu açık değil mi? Fakat bizim dünya kendi etrafında dönen ekonomi yönetimimize kalırsa, planlarla ve hedeflerde değişikliğe gerek yok.

Geçtiğimiz hafta, İstanbul Sanayi Odası’nın Meclis Toplantısı’nda iş dünyasıyla buluşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, programdan taviz olmadığının altını çizerek, çözümü birlikte üretme davetini yaptı.

İlk planda hoş bir söylem gibi gözüküyor. Öncelikle taviz olmayan program ne, onu açıklaması gerekmiyor mu? Sanayicinin gözlerinin içine baka baka, temenniler manzumesi üzerine kurgulanmış bir yapıyı program zanneden, koşulları gözetmeksizin, kendini 2 binli yılların başında zannederek rakam peşinde koşan bir yönetim anlayışıyla nasıl bir yapıdan söz ediyoruz?

Bugün sanayicinin maliyetten kura, ihracattan iç piyasaya kadar bir dizi sorunu var. Bunlar yetmiyormuş gibi bir dönüşümün tam ortasına finansa erişimden ödemeler zinciri kırılmasına kadar onlarca sorunla yakalanmış.

Yatırım yapabilmek için ne pazarı öngörebiliyor, ne verileri… Çünkü veriler de bizzat rakam tutkusu olan bir ekonomi yönetimi tarafından zehirlenmiş. Muhatabının hiçbir sorunu kabul etmeyen, sadece cirodan vergi almaya çalışan bir bakış açısıyla ‘hep bana’ oynayan bir anlayışla nasıl çözümü birlikte üretmek mümkün olabilir?

Ne sorunları kabul ediyorlar ne de yaşananların gerekçe olduğunu… Sadece daha çok vergi isteyip, kur ve enflasyon mücadelesinde fedakârlık bekleyip, sanayicisinden vatandaşına kadar herkesten talepte bulunup, kamu adına doğru düzgün hiçbir verimliliği tartışmadığınız koşullarda birlikte çözüm üretilebilir mi?

Hatta gerçeklerle ve sorunlarla yüzleşmeden sıranın çözüm üretmeye gelebileceğini düşünüyor musunuz? Sürekli istemeye alışmış bakış açısıyla, sorunu reddeden, rakamlarla algı yöneten bir ekonomi yönetimi bakış açısında sıra çözüme gelmez. Zira önce sorunu kabullenmesi lazım, ki çözüm konuşulsun.

Yazarımızdan Okuyucularına Not: Bir şehir dışı programım nedeniyle yazılarımıza iki gün ara vereceğiz. 02 Nisan Cuma günü yeni yazımızda görüşmek üzere…

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: ‘Gıda enflasyonu yine vatandaşı yakar…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: ‘Tetikte olmak için nedenler…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Acil durum stokları patladı!

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Akıl tutulması mı, kötü iletişim mi?


© Para Analiz