menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suçlama patrona müdahale basına

130 0
15.10.2026

Öncelikle şu gerçeğin altını çizeyim:

-Medya patronunun suç işleme özgürlüğü yoktur...

-Televizyon sahibi olmak kimseye hukuki dokunulmazlık sağlamaz...

Bu iki cümleden sonra “ama” diyerek konuyu sürdürme zorunluluğu var:

Bir medya patronu hakkında yürütülen soruşturma, halkın haber alma özgürlüğünü ortadan kaldırabilir mi?

Halk TV'ye kayyum atanması, bu soruyu bir kez daha ülke gündemine taşıdı:

Halk TV sahibi Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturmanın konusu, gazetecilik faaliyetleri değil, ticari ilişkilerinden kaynaklanan suç iddiaları...

Elbette savcılık bu iddiaları araştıracak, suçla bağlantılı mal varlığına hukukun öngördüğü tedbirleri uygulayacak.

Ancak, bunun sınırı nerede?

Bir iş insanının fabrikasına, bankasına veya ticari şirketine el konulması ile, sahibi olduğu televizyonun yönetiminin devralınması aynı sonucu doğurmaz. Zira, haber kanalı/televizyon, sıradan ticari işletme değil. Orada çalışan gazetecilerin haber verme özgürlüğü, milyonlarca insanın haber alma hakkıyla doğrudan bağlantılı...

Bir iş insanının mal varlığına el koymak başka, halkın haber alma özgürlüğüne müdahale etmek başka. İlki mülkiyet meselesi, ikincisi demokrasinin meselesi…

Asıl tartışmamız burada başlıyor: Devlet suçla mücadele ederken, medya özgürlüğünü nasıl koruyacak?

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİN ÖLÇÜSÜ

Girişte yazdıklarıma itiraz gelebilir:

-“Halk TV yayınlarına devam edecek. Gazeteciler yine haberlerini yapacak. Basın özgürlüğünün önünde engel yok…”

İlk bakışta makul görünen bu savunmanın önemli eksiği var:

Basın özgürlüğü, televizyon........

© OdaTV