menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Neoliberalizm 'evlatlarını' yemeye başladı

47 0
thursday

Daron Acemoğlu liberal sistemde restorasyon öneriyor.

Acemoğlu son kitabı Hangi Liberal Demokrasi’de, liberal demokrasinin çöküş yaşadığını (s.27), demokratik güvenin eşi görülmemiş bir ölçekte erozyona uğradığını belirtiyor. (s.14)

Kitabının hemen başında da bunun en önemli kanıtlarından biri olarak Pew Araştırma Merkezi’nin 2023’te yaptığı anketi gösteriyor:

Buna göre, Amerikalılardan ülkenin siyasi durumunu tek kelimeyle tanımlamalarını istediğinde en çok tercih edilen kelimeler şöyle: Kötü, yozlaşmış, ayrıştırıcı, kaos, karmaşık ve kutuplaşmış…

Acemoğlu, bu tanımların, liberal demokrasinin vaatlerini yerine getirememesinin bir sonucu olduğunu söylüyor. (s.15)

LİBERALİZMİN YERİNE GETİRİLMEYEN VAATLERİ

Acemoğlu’na göre ortak refah ve kamu hizmetleri vaatleri yerine getirilmedi. Liberalizm güçlü bir başlangıç yaptı, etkili kurumlar inşa etti, yerleşik düzen haline gelmeyi başardı fakat raydan çıktı. (s.28)

Liberalizm neden raydan çıktı?

Acemoğlu’nun yanıtı şöyle:

“Toplumun üniversite mezunu kesiminin daha etkin hale gelmesiyle liberalizm değişti. Bu da liberal demokrasilerin sanayi sonrası zorlukların en ağır darbeyi vurduğu daha az eğitimli kesim için çözüm arama ihtimalini azalttı. Bu bir ihmal sorunuydu. Eylem sorunu da vardı. O da sanayi sonrası eğitimli elitlerin, liberal demokrasinin geçmişteki başarısında hayati rol oynayan özyönetim, toplum bilinci ve ortak refah taahhüdü de dahil liberalizmin temel ilkelerinden vazgeçmiş olmasıydı.” (s. 28)

LİBERALİZMİ KURTARMA ÇAĞRISI

Acemoğlu “Liberalizmin kurtarılmaya ve yeniden şekillendirilmeye değer” olduğunu belirtiyor. (s. 38) Savunduğu liberal demokrasinin merkezinde “topluluk, özyönetim, ekonomik güvenlik ve işçi sınıfıyla ilgili diğer meseleler yer alıyor.” (s. 40)

Acemoğlu, liberalizmin alternatifinin ‘otoriterlik’ olduğunu öne sürüyor, bu yüzden de liberalizmi 'yeniden inşa etmeliyiz' diyor. (s. 105)

Liberal demokrasinin çöküş yaşadığı ve restorasyon gerektiği yönündeki kapsamlı izahın yanında, sosyal medya ve yapay zeka baronlarını rahatsız eden hükümler de kitaba girince The Economist sessiz kalmadı.

Acemoğlu liberalizmin, yalnızca devleti sınırlamakla yetindiğinde özgürlüğü koruyamadığını, büyük şirketlerin, teknoloji tekellerinin ve servet birikiminin yarattığı tahakkümün de sınırlandırılması gerektiği yönünde işaretler verince kaşlar çatıldı.

LİBERALİZME MÜDAHALE, MÜDAHALE SEBEBİ

The Economist kitabın ötesine geçerek Acemoğlu’nun akademik kariyerini de sorguladı. Bunu yaparken de Acemoğlu’nun yapay zeka üzerine görüşlerini özellikle hedef aldı. (Analiz 17 Ağustos'ta yayımlandı.)

Dikkat çekici bir yazı da Financial Times’da Martin Wolf imzasıyla çıktı. Wolf övgü dolu cümleler sıralasa da Acemoğlu’nun liberalizmin klasik sınırlarını aştığını, Hayekçi anlayıştan koparak Avrupa sosyal demokrasisine yaklaştığını belirtiyor.

The Economist’in agresif yazısı önemli. Acemoğlu liberalizmin sınırsız piyasa ve teknoloji özgürlüğüne “müdahaleye” yeltenince “müdahale” geldi.

Acemoğlu son kitabında liberalizmin önemli sorunlarından biri olarak "tahammülsüzlüğü" göstermişti. Eleştirdiği yönü kitabının yayınlandığı ilk gün liberal sözcüler üzerinden doğrulanmış oldu.

(Acemoğlu’nun bu eseriyle birlikte liberalizmi eleştirdiği yönündeki değerlendirmeler doğru değil. 2020’de yayımlanan “Dar Koridor” kitabında da aynı sorgu kapsamlı bir şekilde yapılıyordu. Acemoğlu bu eserinde de liberalizmin krizini devlet, toplum ve kurumlar arasındaki dengenin bozulması üzerinden ele alıyor.)

ACEMOĞLU'NUN RESTORASYON ÖNERİSİ

Acemoğlu’nun önerdiği restorasyonun önemli bir ayağı da bireysel özgürlükler ve kolektif gelenekler arasındaki dengelerin “dikkatli bir şekilde yönetmek.” s.62

Bu da, teoriye göre özyönetimle sağlanacak. Acemoğlu, özyönetimle topluluklardan başlayıp ulusal düzeye uzanan, aşağıdan yukarıya katılım, söz sahibi olma ve kolektif kararlara katkıda bulunma yöntemlerine katılmayı kastediyor. (s.74)

Acemoğlu ideal toplum modelleri tarif ediyor fakat “kolektif kararlara katkıda bulunmayı engelleyen” ekonomik zemini / yapıyı ele almıyor. Ekonomik zemin, üretim / paylaşım süreci ve sınıfsal çelişkilerin üstünden atlanıldığı için ideal tarifler havada kalıyor.

Burjuvazinin barikattaki bir sabahını, iki yüz yıllık düzenin ahlaki sicili olarak sununca “günümüz gerçekleriyle buluşma” da zorlaşıyor. (Tanım, Yazar Özcan Buze’ye ait. Zaman ayırmanızı öneririm: https://ozcanbuze947071.substack.com/p/isci-snf-liberalizmi-bir-oksimoronun )

BATI AVRUPA SİSTEMLERİ İÇİN YAPILAN TARİF TÜRKİYE'YE UYGULANABİLİR Mİ?

Siyasetin zenginleşme aracı haline geldiği ve emperyalist dayatmalar........

© OdaTV