Kan şekeri mi, enerji çöküşü mü... Bildiğiniz her şeyi unutun: Hastalık değil, enerji krizi
Modern insan tarihte hiç olmadığı kadar uzun yaşıyor.
Ancak aynı zamanda tarihte hiç olmadığı kadar çok ilaca ihtiyaç duyuyor, daha fazla kronik hastalığa sahip oluyor ve daha genç yaşlarda metabolik çöküş belirtileri göstermeye başlıyor.
Bugün dünyada milyonlarca insan farkında olmadan metabolik sendromla yaşıyor. Aslında metabolik sendrom bir hastalık değildir. O, organizmanın uzun süredir verdiği yardım çığlığının adıdır.
Karın çevresinin genişlemesi, insülin direnci, hipertansiyon, karaciğer yağlanması, yüksek trigliserid düzeyleri ve kronik yorgunluk birbirinden bağımsız sorunlar değildir. Bunlar bedenin bozulan regülasyon ağının farklı yüzleridir.
Yıllardır klinikte karşılaştığım hastalarda aynı tabloyu görüyorum: Kan şekeri yükseliyor. Karın çevresi genişliyor. Uyku kalitesi bozuluyor. Kronik inflamasyon artıyor. Bağırsak fonksiyonları değişiyor. Kişi daha az hareket ediyor, daha çok yoruluyor ve giderek kendi bedeninden uzaklaşıyor. Sorun yalnızca alınan kaloriler değildir. Sorun, organizmanın enerji yönetme kapasitesini kaybetmeye başlamasıdır.
METABOLİK SENDROM BİR ENERJİ HASTALIĞIDIR
İnsan bedeni milyarlarca hücreden oluşan kusursuz bir enerji sistemidir. Her hücre enerji üretmek zorundadır. Bu enerji üretiminin merkezi mitokondrilerdir. Günümüzde kronik stres, yanlış beslenme, çevresel toksinler, hareketsizlik, uyku bozuklukları ve kronik inflamasyon mitokondrilerin performansını azaltmaktadır.
Sonuçta kişi daha fazla enerji almak için daha fazla yemek yerken, hücreler bu enerjiyi kullanamaz hale gelir. İnsülin direnci tam da bu noktada ortaya çıkar. Metabolik sendromun temelinde yalnızca şeker metabolizması değil, enerji metabolizmasının bozulması vardır.
YAĞ DOKUSU BİR DEPO DEĞİL, BİR ORGAN
Eskiden yağ dokusunun yalnızca enerji depoladığı düşünülürdü. Bugün biliyoruz ki özellikle karın içi yağ dokusu aktif bir endokrin organdır. Bu doku sürekli olarak inflamatuar sitokinler........
