menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir ömrün seyrüseferi!

177 0
24.09.2026

Gelin bugün ülkemizin boğucu atmosferinden kurtulup güzel şeylerden bahsedelim!

Neredeyse çeyrek asır oldu…

Büyük devrimci şair Nazım Hikmet’in 100. doğum yıldönümü için Nazım Hikmet Vakfı öncülüğünde sanatçı, akademisyen ve gazetecilerden oluşan büyük bir grup Moskova’ya gitmiştik…

Yaşadıklarımızın, duygularımızın, hüzünlerimizin tümünü buraya sığdırmam olanaksız; ancak Nazım’ın bir işçi mahallesindeki ancak 90 metrekarelik evini ve Vera’yı anlatmak isterim sizlere!

Eski bir apartmandı… Sokak kapısındaki tabelada “Nazım Hikmet burada yaşadı” yazıyordu. 4. kattaki dairenin kapısını Vera açtı misafirlerine; Nazım’ın şiirlerinden tanıdığımız son büyük aşkı, sarı saçlarıyla, yılların yüzünde bıraktığı çizgilerle buyur etti bizleri…

Adım attığımız küçücük hol, büyük şairin 3 Haziran 1963 sabahı kalp ağrısıyla yığılıp kaldığı, sonsuzluğa karıştığı yerdi…

Vera, sevdiği adamın her şeyini, giysilerinden eserlerine, radyosundan iki daktilosuna, kendi yaptığı resimlerden, büyük ressamların armağan ettiği tablolara kadar ne varsa titizlikle korumuştu… Bunu Nazım’ın 10 metrekarelik çalışma odasını gördüğümde daha iyi anlayacaktım!

O odayı hiç unutmadım; bugün, çeyrek asır sonra bile tek tek anlatabilirim…

Boyu beş, bilemediniz altı adım, eni ise üç, dört adım bir çalışma odasıydı. Bir........

© Nefes