menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Olmaz olsun böyle kader

71 17
25.07.2025

İnsanlarımız otelde yanarak can veriyor. Bir tatil gününde, bir gece uykusunda, gözlerini bir daha açamadan kül oluyor. Yangın merdiveni çalışmıyor. Alarm çalmıyor. Denetim yapılmamış, sorumluluk alınmamış. Ve sonra ekranlara çıkıp diyorlar ki: “Takdiri ilahi.”

Askerimiz mağarada can veriyor. Düşmanın kurduğu tuzakta, oksijen bitiyor, destek gelmiyor. O kahraman çocuklarımız, vatanı korurken mağarada nefessiz kalıyor. Ve yine diyorlar ki: “Şehitlik nasip işi.”

İşçimiz ormanda yanarak can veriyor. Ekmek parası için alevlerin içine sürülmüş, eğitimsiz, donanımsız, sigortasız. Günlük 500 liraya hayatını riske atan o insanlar, cayır cayır yanarak ölüyor. Ve biz hâlâ konuşmaktan çekiniyoruz: “Kader deyip geçiyoruz.”

Hayır.

Bu kader değil.

Bu bir tercih.

Denetimsizliğin tercihi.

İhmalkârlığın tercihi.

Vicdansızlığın, liyakatsizliğin, görmezden gelmenin bir tercihi.

Kader, kaçınılmaz olandır. Ama bu ölümler kaçınılmaz değil. Engellenebilirdi. Önlenebilirdi. Bu ölümler bile bile geldi. Bu, organize bir ihmalin sessiz katliamıdır. Otelde çalışmayan alarm sisteminin de, mağarada unutulan askerin de, alevlerin ortasına eğitimsiz yollanan işçinin de sorumlusu var. Ama ne hikmetse bizde hiçbir ölümün faili olmuyor.

Sadece cenazeler oluyor.

Bayraklar örtülüyor.

Dualar okunuyor.

Ve bir sonraki felakete kadar yine susuluyor.

Ey yönetenler!

Siz bu halka güvenli bir tatil bile sunamıyorsanız,

Siz bu ülkenin askerini bile koruyamıyorsanız,

Siz ormanda çalışan emekçiyi bile alevlerden kurtaramıyorsanız…

Siz neyi yönetiyorsunuz?

Ve biz de soruyoruz kendi kendimize:

“Gerçekten bu mudur kader?”

Yoksa kaderimiz kötü yönetilmek midir?

HALKIN SÖZÜ: Kimse istifa etmeyecek mi?

Geçenlerde bir milletvekili isyan etmiş: “Ya bir tane Talcid aldım, 200 TL. En son 20-25 TL’ye........

© Nefes