Yetti artık, yetti
Dört gün önce Lyon'da kendini son damlasına kadar harcamış bir takım vardı ortada. Ama Samsun'a, sanki o maçı hiç oynamamış bir takım geldi.
İlk düdükten itibaren beşinci vitesteydiler. Uçaktan inip stada koşmuş, son anda maça yetişmiş adamların telaşıyla değil, ne istediğini bilen, hesabını yolda yapmış bir takımın soğukkanlılığıyla.
Fransa'da tutan ortaklık Karadeniz'de de tuttu. Oğuz Aydın ile Vedat Muriqi birbirini arıyor, buluyor, buluşunca da kimseye sormuyor.
Oğuz, Alanya günlerini bile özletecek kadar uzaklaşmıştı kendinden. Gençlerbirliği akşamı top ayağında durmuyordu. Adam kendi ayağına yabancı gibi bakıyordu. Aynı çocuk iki maçtır Fenerbahçe'nin hücumunu sırtında taşıyor. Samsunspor'un sağ tarafı doksan dakika boyunca doğrulamadı.
İkinci golde ayakları ritmini bulmuştu. Mourinho'nun "üst seviye oyuncu" sözünü, ancak öz güveni yerine oturduğunda hak ediyor. Futbolun en pahalı malzemesi budur. Satın alınmaz, kiralanmaz, sadece geri gelir.
Vedat da geri geldi. Sakatlık yüzünden kampı kaçırmış, ilk haftalarda bunu sahada ödemişti.
O bocalama bir iki maç daha sürseydi, hem kulüp hem oyuncu için tadı kaçan bir sonbahar olurdu. Vedat'ı kurtaran........
