DOA: 2,75 kuruşluk suyu 440 Katına içerme sanatı!
Musluğu açtınız ve koca bir bardak suyu içtiniz. Bunun size maliyeti yaklaşık 2,75 kuruş (ASKİ fiyatı). Birisi size geldi ve “bunu ambalajlayalım, sana satayım “dedi. Hem de 285 katı fiyatına. Bu bir soygun mudur? Peki bu bir soygunsa, başka biri gelip “depozito sistemi ile daha çevreci yapacağım seni, sadece 440 katına içeceksin” dese eline kızılcık dalı almayan anne ya da evladı kalır mı?
Şimdi bu sahneyi doğrulayalım; güncel fiyat analizine göre bir markanın 12 adetten oluşan yarım litrelik su paketi Haziran ayı içinde 84,7 TL iken Temmuz başında zaten zamlanmış ve 94,2 TL olmuş.
Yani yarım litrelik bir petin fiyatı 7,85 TL. Yani musluk suyunun 285 katı.
Zaten Suder başkanı demiyor mu “Biz aslında ambalaj ve nakliye satıyoruz”. Suyun para olmadığını daha önce de söylemişti!
DS: Depozito Soygunundan Sonra!
Peki DOA çıktı ne oldu? Depozito iade sistemi ile dünyanın en büyük soygunu gerçekleşti. Hem de ne soygun. Ama soygunu biraz daha detaylı anlatalım.
Biz zaten 7,85 TL’lik suyun bayi karı, nakliye, üretici karı ve ambalaj maliyetini baştan ödüyoruz. Ambalaj maliyeti de bir lira değil, en az üç lira. Bunu zaten sektörden biliyoruz. Yani 2,75 kuruşluk suya 300 kuruş’dan fazla ambalaj parası ödedik.
Sonra Çevre Ajansı 100 kuruşluk depozito parasını üreticiden Depozito Katılım Bedeli olarak ek olarak istedi. Yani fabrika çıkışı para TÜÇA’nın cebinde.........
