Siyasi intihar
MHP lideri Bahçeli’nin 2001 Temmuz ayında yaptığı ve DSP-ANAP-MHP koalisyonunu sonlandırarak 2 Kasım 2002 tarihinde yapılan erken seçim çağrısının ardından, koalisyon başbakanı rahmetli Ecevit bu süreci “siyasi intihar” girişimi olarak değerlendirmişti. Gerçekten de 3 Kasım 2002 tarihi itibarı ile seçim sonuçlarına bakıldığında oyların yüzde 34.3’ünü alan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 363 milletvekilliği kazanırken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yüzde 19,39 oy oranı ile 179 milletvekilliğinde kalıyordu. Bu şekilde iki partili bir döneme girilirken, bir dönem öncesinin koalisyon ortakları baraj altında kalarak TBMM’ye milletvekili sokamıyorlar, bir anlamda Ecevit’in “siyasi intihar!” kehaneti de tutmuş oluyordu. Bu sonuçların ortaya koyduğu siyasi meşruiyet tartışması bir yana, koalisyon ortaklarından ikisinin siyasi aktörlüklerinin sona ermesi, ortaklardan sadece MHP’nin, o gün baraj altında kalmış olsa da mevcudiyetini devam ettirmesi kayda geçirilmesi gereken bir diğer önemli olgudur.
Doğal olarak o günlerden bu günlere köprülerin altından çok sular aktı. Yine bir erken seçim arzusunun muhalefetin CHP’li (ya da CHP dışında kalabilecek) lideri Özgür Özel tarafından dillendirildiğine, yaklaşık çeyrek asır öncesinin erken seçim baş aktörü Bahçeli’nin bu sefer “zamanında seçim!” kampında yer almasına tanıklık ediyoruz.
Muhalefet lideri Özel’in konumu da bazı çevreler tarafından yine 2002 seçimleri öncesinde ortaya çıkan siyasi gelişmelerle irtibatlandırılarak değerlendiriliyor. Mutlak butlan kararı sonrasında yeni bir siyasi parti kurarak muhalefetin sesini CHP dışında yükseltmek alternatifine karşı çıkanlar, 2002 seçimlerinde rahmetli İsmail Cem’in önderliğinde kurulan Yeni Türkiye Partisi’nin (YTP) akıbetine işaret ediyorlar. Başlangıçta DSP’den ayrılan İsmail Cem, Hüsamettin Özkan ve koalisyonun adeta dördüncü ortağı olan Kemal Derviş’in bir araya gelmesi ile vücut bulan YTP, ilk kamuoyu anketlerine göre yüzde........
