menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DERİN BAKIŞ Aşure Kazanı mı Kaynıyor, Yoksa Hafızamız mı?

13 0
previous day

Aşure Kazanı mı Kaynıyor, Yoksa Hafızamız mı?

Muharrem ayı geldiğinde sokaklarda yine aynı manzaralar yaşanıyor…

Evlerde büyük kazanlar kuruluyor.

Nohut, fasulye, kuru üzüm, incir, kayısı, ceviz…

Komşulara tabaklar dağıtılıyor.

Çocuklar kapıları çalıyor.

Birlik, paylaşma ve bereket konuşuluyor.

Aşure gerçekten sadece bir tatlı mıdır?

Yoksa unuttuğumuz çok daha büyük hakikatlerin sembolü müdür?

Muharrem: Allah’ın Değer Verdiği Ay

Kur’an-ı Kerim bize yılın on iki ay olduğunu bildirirken bunlardan dördünün “haram aylar” olduğunu da haber verir.

Muharrem işte bu aylardan biridir.

savaşın yasaklandığı,

kan dökmenin hoş görülmediği,

insanın Rabbiyle ilişkisini güçlendirmesi gereken zaman dilimi demektir.

Müslüman kanı akmaya devam ediyor.

Muharrem’in ruhu kayboluyor.

Toplumda çok farklı rivayetler anlatılır.

Kimileri Hz. Nuh’un gemisinin Cudi Dağı’na oturduğu gün kalan son malzemelerle aşure pişirildiğini söyler.

Kimileri Hz. Musa’nın Firavun’dan kurtuluşunu anlatır.

Kimileri başka peygamberlerin hayatındaki önemli hadiseleri bu güne bağlar.

Bunların önemli bir kısmı kesin bilgi değildir.

İslâm’da din, sağlam bilgi üzerine kurulur.

Kur’an’da aşure tatlısına dair herhangi bir emir yoktur.

Peygamberimizden de........

© Mir'at Haber