Şehit Muhsin Yazıcıoğlu Rahmetle Anıyoruz
Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun 17. Ölüm Yıldönümü: Samimiyetin, İhlasın ve Fedakârlığın bir Sembolü şahsiyetti
Bugün, Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) kurucu genel başkanı, ülkücü hareketin yiğit lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun aramızdan ayrılışının 17. yıl dönümü. 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi yakınlarında helikopter kazasında şehit olan Yazıcıoğlu, geride sadece bir siyasi miras değil; samimiyetin, ihlasın ve vatan sevdasının en somut örneğini bıraktı.
Muhsin Başkan, hayatı boyunca “inanmadığım yolda bir adım atmam” düsturuyla hareket etti. Bu samimiyet ve ihlas, özellikle 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından yaşadığı ağır imtihanlarda kendini gösterdi. Mamak Askeri Cezaevi’nde 7,5 yıl hapis yattı; bunun 5,5 yılını tek başına hücrede geçirdi. Hiçbir suçlamada mahkûm edilmeden, sadece “ülkücü lider” olduğu için tutulduğu cezaevinde 26 gün çırılçıplak işkenceye maruz kaldı. Gözleri bağlı, yumruklandı, yaraları iyileşene kadar bekletildi. İşkencecilerinden helallik isteyenlere bile “devletime küsmem” diyebilen bir yürek taşıdı. Cezaevinde yazdığı “Üşüyorum” şiiriyle bile millete umut aşıladı. Bu işkenceler karşısında ne kaderine küstü, ne devletine beddua etti; tam tersine vatan sevgisini ve inancını daha da güçlendirdi.
Ancak Yazıcıoğlu’nun asıl fedakârlığı, Necmettin Erbakan Hocamızın hükümet kurması için ortaya koyduğu mücadelededir. 1996’da Refah-Yol koalisyonunun kurulmasında kilit rol oynadı. Meclis kürsüsünde yaptığı tarihi konuşmada “Müslümanların iktidarını önlediniz sözünü size söyletmeyeceğim” diyerek Erbakan’a tam destek verdi. Erbakan Hoca salona girdiğinde ayakta alkışlayanlar arasında o vardı. 28 Şubat postmodern darbe sürecinde de “Namlusunu milletine çevirmiş tanka selam durmam!” sözüyle dik duruşuyla Erbakan’ın yanında yer aldı. Tüm bu süreçlerde kişisel çıkarını değil, milletin ve inancın geleceğini düşündü.
En çarpıcı fedakârlığı ise Erbakan hükümetini istemeyen çevrelerden gelen teklifleri reddetmesidir. O dönemde kendisine büyük rakamlar teklif edildi: “Seni iktidara taşıyalım, sana finansal destek verelim, önündeki engelleri kaldıralım” denildi. İş adamları ve dış güçlerin temsilcileri tarafından yapılan bu teklifler, Erbakan’ın Milli Görüş hükümetini engellemek için devreye sokulmuştu. Muhsin Yazıcıoğlu, “Hayır, böyle bir işbirliği içinde olamayız” diyerek hepsini reddetti. Ne para ne makam ne de güç, onun ihlasını sarsamadı. Bu karar, bugün bile birçok insanın “keşke kabul etseydi” diye hayıflandığı bir duruş olarak tarihe geçti.
Muhsin Yazıcıoğlu, hesap adamı değil gönül adamıydı. Teşkilatçılığı, gözü karalığı, ahlakı ve samimiyetiyle milyonların gönlünde taht kurdu. BBP’yi kurarken de, siyaset yaparken de hep “millet için” dedi. Helikopter kazasında şehit düştüğünde 54 yaşındaydı ama bıraktığı miras asırlık.
17 yıl geçti… Helikopterin enkazında kalan o yiğit beden toprağa verildi ama ruhu, samimiyeti, ihlası ve fedakârlıkları hâlâ yaşıyor. Bugün onun yolunda yürüyenler, “Müslümanların iktidarını önleyemeyeceksiniz” diye haykırıyor.
Rahmetle, minnetle ve hasretle anıyoruz. Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’na Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyoruz.
“İnanmadığım yolda bir adım atmam” – Muhsin Yazıcıoğlu
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
