menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BAZI CEMAATLERDEKİ BİDAT VE HURAFELER

82 0
08.09.2026

BAZI CEMAATLERDEKİ BİDAT VE HURAFELER

Devlet, cemaat veya tarikatlara operasyon yapıp, suç örgütü olarak tespit edince, cemaatsel yapılanmaya karşı olanlar atağa geçip; “Bütün cemaat ve tarikatlar kapatılmalıdır” diyerek sosyal paylaşımlar yaparlar ve televizyonlarda esip gürlerler. 

Fetö terör örgütü deşifre olunca toplum şoka uğramış ve “Cemaatler ve tarikatlar kapatılsın” diye tempo tutulmuştu. Şimdi de Süleymancılar ve Kuytulcularla ilgili operasyon yapıldıktan sonra da muhalif grup ikiye ayrılmış durumda. Bir kısım muhalifler, Erdoğan düşmanlığından dolayı yargının başlattığı operasyonları “Sivil yapılanmaya yapılmış bir zulüm hareketi” görürken, Kemalist tayfası da ezberledikleri, Mustafa Kemal’in “Efendiler! Ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır” sözünü tutamak yaparak cemaat ve tarikatların kapatılmasını emir buyurmaktalar. Bilmiyorlar mı ki Türkiye’de en büyük resmi tarikat Kemalizm’dir ve tekkesi de Atatürkçü Düşünce Derneğidir. En büyük ve masraflı türbe de anıtkabirdir. Öncelikle bunları kapatarak cemaat ve tarikatların kapanmasını talep etseler daha dürüst ve tutarlı olurlar.

Kemalistler ve diğer muhalifler ne derse desin biz bu olaylar karşısında sağlıklı bir durum değerlendirmesi yapmak zorundayız. Öz eleştiri yaparak İslamî söylemlerimizin neresindeyiz? Ümmete model olabiliyor muyuz? Temsilde samimiyetimiz ne durumda? Bidat ve hurafelerle İslam’ın duruluğuna verdiğimiz zararın farkında mıyız? İçini boşalttığımız ve arılığını bozduğumuz İslamî yaşayışımızla Allah bize yardım eder mi? diye kafamızı iki elimizin arasına alıp düşünmemiz gerekir. Yanlışlarımızla, pusuda bekleyen İslam karşıtlarına, Kemalist laiklere niye malzeme oluyoruz? diye kafamızı çatlatmalıyız.

Cemaat yapılanması; dinî olduğu kadar, sosyolojik bir hakikattir. Siz isteseniz de yok edemezsiniz. Cumhuriyetin ilanından sonra tekke ve zaviyeler kapatıldı. Bu uğurda çok canlar yandı, birçok Müslüman darağaçlarında sallandı. En acımasız tedbirler uygulandı. Yok edebildiler mi? Bu yapılar merdiven altına çekildi ve birçok sahte türevleriyle beraber çoğalarak günümüze geldiler.

Öyleyse bu yapılar; yok etme, kökünü kazıma yerine, denetlenebilir, kontrol edilebilir ve hesap verebilir bir hale getirilerek şeffaflaştırılmalıdır.

Cemaat; belli bir duygu, düşünce ve inancın etrafında şuurluca toplanmış insanların meydana getirdiği bütündür. Bugün Müslümanlar, yaşadıkları gayri İslamî rejimlere ya teslim olacaklar ya da kendilerini onlara karşı koruyacak olan bir yapılanma oluşturacaklardır. Bu “korunma alanını” oluşturmadıkları sürece cahiliye ortamında asimle olup gideceklerdir.

İşte asıl görevi “Laik,........

© Mir'at Haber